Yazmak: bunun bir anlamı var mı? Bu soru elimin üzerine tüm ağırlığıyla çöküyor. Sözcük gümrükleri, sözcük yakma fırınları, sözcük mezarlıklaru oluşturuluyor. Bize ait olmayan bir hayatı yaşamayı kabullenmemiz için, başkasının hafızasını kendimizinmiş gibi kabul etmeye zorlanıyoruz. Maskeli gerçeklik, galiplerin anlattığı tarih: Belki de yazmak, kepazeliğin hüküm sürdüğü bu çağda burada bulunduğumuzun ve böyle olduğumuzun tanıklığını yapan sesleri kurtarma teşebbüsünden başka bir şey değildir.