PortakalZeynep Uzun
Hayat bir portakal gibi: tatlı, ekşi, acı…”
Selam kitap dostlarım, bugün sizlere Zeynep Uzun’un içimize işleyen romanı Portakal ile geldim.
Hayatın her halini içinde taşıyan bir portakal düşünün…
Tatlısı var, ekşisi var, acısı var.
Tıpkı Handan gibi.
Tıpkı hepimiz gibi.
“Umut, bazen bir portakal çiçeğinde saklıdır.”
Bu roman, kabukları sabırla soyuldukça kendini gösteren bir hikâyenin peşine düşürüyor bizi.
Handan’ın içe gömülen sessizliği, yıllarca sakladığı fırtınanın tam ortasında bir itirafa dönüşüyor:
“Ben bu hayatı istemiyorum.”
Söyleyemedi belki yüksek sesle ama kelimelerin tuttuğu nefes bize duyuruyor her şeyi.
Handan, sıkılmış bir portakal gibi…
Kalbi başka konuşuyor, aklı başka.
Bir yanında güvenli liman, diğer yanında kalbinin sesi.
Ve kurulan tuzaklar, saklanan gerçekler, taşınamayan yükler…
Zeynep Uzun, bu romanda süslü cümlelerin arkasına saklanmıyor; aksine, hayatın gerçeklerini bütün çıplaklığıyla önümüze koyuyor.
Kokuların izi, hatıraların ağırlığı, çocuklukta kalan sesler…
Ve bir kadının kendi sessizliğinden çıkıp ayağa kalkma hikâyesi.
Portakal sadece bir sembol değil; dönüşümün, değişimin, iyileşmenin metaforu.
Her bir diliminde acıtan, ferahlatan, düşündüren bir tat var.
“Bir gün kokuların peşinden gideceğim,” diyor Handan.
“Kendi yolumun kokusu… bu yasemin olacak.”
Peki ya sen?
Hayatın bugün hangi tada sahip? Tatlı mı , ekşi mi, yoksa acı mı?
PortakalZeynep Uzun · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202511 okunma