·672 syf.····Okunma: 28 Kasım 2025 12:51 Bu kitapta aradığım, sevdiğim her şey var; cadılar, lanetli evler, vampirler, gotik şatolar, iblisler, yasak bir aşk, bolca dark academia havası taşıyan bir üniversite ve tabii ki kütüphane.
Sevdiğim her şeyi bir araya getirmiş nefis bir hikâye olacağını düşündüm ve hayal edebildiğim kadarıyla da görsel olarak oldukça tatmin ediciydi. Fakat kitapta beni durmadan rahatsız eden şeyler vardı.
Öncelikle ergen kitaplarını okumayı severim; mesela Dördüncü Kanat serisini ayıla bayıla okudum. Bunun da genç okura yönelik bir kitap olduğunun farkındaydım ve seveceğime emindim. Ama buradaki ergenlik dozu bana bile fazla geldi. “Vampirim”, “dişi aslanım”, kendinden kaç yaş büyük birine alakasız “Oğlum” demeler… Bunlar o yaşlarda insanların kullanacağı ifadeler gibi gelmedi bana. Ayrıca betimlemeler, özellikle karakterlerin ifadeleri ve hareketleri, herkesi çok yapmacıklaştırıyordu. Hayal ederken hepsi abartılı bir oyunculuk sergiliyormuş gibi hissediyorsunuz.
Bir diğeri, aşırı detay kullanımıydı. O kadar fazlaydı ki “Ben ne okuyordum?” dedirtecek kadar alakasız bir boyuta ulaşıyor, ki detaylar ne kadar hikayeyi derinleştirse de okuyucunun zihninde bu kadar yer edebilecek şeyler değil.
Bu betimlemeler ve aşırı detaycılık, elinizde kopuk bir hikâye kalmasına neden oluyor. Bir de çok fazla yazım hatası var ki o ayrı bir konu.
Bir de en önemlisi, bunca sayfa okuyorsunuz ve elinize geçen bir şey yok. Sonu, diğer kitapları okumak için en ufak bir heyecan uyandırmıyor. Çok seveceğime ve tüm seriyi okuyacağıma o kadar emindim ki benim için gerçekten üzücü oldu. Yine de araştırınca dizisinin kitaptan daha güzel olduğunu duydum; o yüzden bu evrene karşı ilgimi orada gidermeyi umuyorum.