·120 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Kasım 2025 17:01 Reşat Nuri Güntekin’in Acımak kitabı, bana en çok şunu hissettirdi: İnsan bazen en büyük yanılgısını kendi kalbiyle yaşar. Zannettiğimiz şeylerin ardında bambaşka gerçekler saklıdır ve bu gerçekler, karşımıza en beklemediğimiz anda çıkarak bütün düşüncelerimizi altüst eder.
Kitapta Zehra’nın yaşadığı dönüşüm… Aslında bana da çok tanıdık. Bir insanı yıllarca kendi gözümüzden yargılarız, kendi acılarımızla tartarız. Ama bir gün geçmişin kapısı aralanınca anlarız ki, kimse göründüğü kadar kötü ya da iyi değil; herkes kendi yüküyle, kendi alın yazısıyla bir mücadele veriyor.
Zehra’nın babasına dair o sertliği, o önyargısı… Sonra eline geçen o günlükle yavaş yavaş çözülen bütün düğümler… Sanki kendi içindeki buzlar bir bir eriyor. Okurken “acımak” kelimesinin ne kadar ağır ve ne kadar derin bir anlamı olduğunu yeniden düşündüm. Çünkü bazen acımak, küçümsemek değil; anlamaya çalışmanın en kırılgan hâlidir.
Bu kitap bana şunu gösterdi:
Gerçekleri bilmeden kimseyi suçlamamalıyız.
Her insanın sessiz bir hikâyesi, kimseye anlatamadığı bir yarası vardır.
Ve belki de en acı olan şu:
Bazen insan en çok, geç kaldığı merhametin ağırlığı altında ezilir.