Nur

Nur
“Küçük şeylerde büyük mutluluk.”
İstanbul
10 Ağustos 1987
111 okur puanı
Temmuz 2025 tarihinde katıldı
Neden bir insan bu kadar sınanır, bazen gerçekten anlam veremiyorum. Sanki üst üste gelir her şey, tam nefes alacakken başka bir yük biner omuzlarıma. Kalabalıkların içinde olsam bile içimde değişmeyen bir yalnızlık var. Herkesle konuşuyorum ama kimseye gerçekten açılmıyorum; sanki anlatsam bile tam anlaşılmayacak gibi geliyor. İçimde birikenler bazen öyle ağırlaşıyor ki, sadece kalbimde kalmıyor… mideme vuruyor, canımı yakıyor. Dışarıdan bakınca her şey normal gibi, ama içimde sürekli bir sıkışma hali var. Aslında çok büyük şeyler de istemiyorum. Sadece içimin biraz hafiflemesini, gerçekten anlaşıldığımı hissetmeyi, huzurlu bir gün geçirmeyi… Bu kadar zor olmamalı gibi geliyor ama yine de bir şekilde zor oluyor.
Duygu ve Düşünce

Nur

, bir kitabı okumaya başladı
Hasan Tahsin Feyizli
9.9/10 · 2.246 okunma

Nur

, bir kitap okudu
10/10
·216 syf.·
2026 20. kitabı
Beyhan Budak
8.6/10 · 12,8bin okunma
Bazen insanın en büyük eksiği, kendine dışarıdan bakamaması oluyor. Herkese gösterdiği anlayışı, sabrı, sevgiyi kendine gösteremiyor. Başkalarının gözünde ne kadar değerli olduğunu bilmeden, kendi içinde hep eksik hissediyor. Oysa insan en çok kendine haksızlık ediyor… Kendi emeğini küçümsüyor, çabasını görmezden geliyor, kırıldığında bile “abartıyorum” deyip susuyor. Ben de çoğu zaman böyleyim. İçimden geçenleri susturup, kendimi ikinci plana atıyorum. Ama sonra düşünüyorum; insan kendini bu kadar yok sayarsa, kim gerçekten değer verir? Herkesin bir sınırı, bir kırılma noktası var. Ve insan en çok da kendi değerini bilmediğinde yoruluyor. Belki de mesele, başkalarının bizi fark etmesi değil. Bizim kendimizi fark etmemiz. Kendimize biraz daha şefkatli olmak, “ben de önemliyim” diyebilmek. Çünkü insan kendi değerini anladığı gün, kimsenin onu eksik hissettirmesine izin vermez.
Duygu ve Düşünce
Kalabalığın ortasındayım ama içimde koca bir boşluk var. Sesler var, gülüşler var, sohbetler dönüyor… ama hiçbiri bana değmiyor. Sanki ben orada değilim de sadece izliyorum. Kimseye bir şey anlatmak istemiyorum. Çünkü anlatınca da anlaşılmayacakmış gibi geliyor. İçimde bir şeyler var ama kelimelere dökmek zor… belki de yoruldum. Garip olan şu; yalnız kalmak istemiyorum ama böyle hissetmekten de kaçamıyorum. İnsan bazen en çok insanların içindeyken yalnız hissediyormuş, onu anladım. Belki de sorun kimde değil… sadece içim biraz sessiz kalmak istiyor. Ve ben ilk defa bu sessizliği kabulleniyorum