·384 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Kasım 2025 22:09 Vay be! Ne okudum ben böyle… Acilen devam kitabına ihtiyacım var! Yazarın kalemine hasta oldum desem yeridir. Harika bir mafya kurgusu okudum. Olay örgüne distopya evreni hakimdi ve muhteşem bir ilerleme sağlandı evreninde böylesi cidden okuduklarım arasında en iyisi. Her kesimin kendine özgü kuralları vardı kuralı es geçenin sonu belliydi. Durum böyleyken beklenmedik anda gelen ölümler ve peşi sıra gelen nefretle başlayan anlaşmalı bir evlilik…
Ak Kemik; Kanunları ve gücü elinde tutup hüküm süren kesim.
Halk Kesim; Ak kemikten uzak kesiminde belirli mesleklerde ve hizmetlerde çalışan kesim.
Kara Kesim; Yeraltında yaşamaya mahkum edilmiş köleden ibaret kesim.
~ Bu dünya Ak kemik ve Kara Kemik olarak insanları ikiye ayırıyordu. Alt tabakada olan şansız insanların arasında Zergül’de vardı. Kara kemik olduğu için herkes ona tepeden bakarak küçümsüyordu doğuştan olan aksaklığı da eklenince insanların onunla dalga geçmesi kaçınılmaz oluyordu. Ama zekası onu hayatta tutuyordu. Nerede ne zaman ne yapacağını kesinlikle çok iyi biliyordu. Herkesin küçümsediği bu kadın gün gelecek hepsinin anladığı dilden konuşacaktı.
O aslında yarı Ak kemikti. Ama şahbazoğlu ailesinin gayrimeşru çocuğuydu. Ak Kemikten babası Vural Şahbazoğlu. Kara kemikten yeraltı şehirlerinden olan Iskarta’da annesi hayat kadınlığı yapıyordu. Doğduğu andan itibaren hayat ona yüzünü gülmemiş aksine her zaman mücadele etmek zorunda kalmıştı. Annesinin ölümünden sonra bir nevi kuzen sayıldıkları Kılıç Şahbazoğlu’nun eşi Melek hanım sayesinde yeraltından kurtulmuştu çocukluğundan belli Şahbazoğlu ailesine hizmetçilik yapıyordu.
Ak kemiklerde on iki hanedan vardı güçleri ve şöhretleri ile nam salmış ne dost oldukları ne düşman oldukları belli olan kanla kutsanmış hayatlar birbirleri üstündeki güç gösterilerinden ibaretti. Hüküm süren söz hakkı sahibi olan Kılıç Şahbazoğlu eşi ile mutluydu ama çocukları olmuyordu. Bir gün Melek Hanımın Zergül’den çocuk sahibi olması istemesiyle Kılıç acı yüzünü göstermişti buna katiyen karşı gelmişti. Eşini seviyordu ama Kara kemiklerden nefret ediyordu. Zergül’ün bu evde olması sadece ailesinin adını daha fazla lekelememek adına olan bir şeydi. Bu konuşmanın üzerine Melek hanıma bir suikast düzenlenmiş ve ölmüştü. Kılıç Şahbazoğlu eşinin son isteği üzerine Zergül ile evlenip bir varis sahibi olacaktı. Nokta kadar birbirlerine duygu olmayan bu ikili zamanla birbirlerine büyük bir çekimle çekilecekler ana Kılıç Şahbazoğlu için öncelik güven ve sadakatti. Etrafı düşmanlarla çevriliylen Zergül’ün ona ihanet etmeyeceğinden emin olamazdı bu yüzden bu kadının sabrını biraz zorlayacaktı.