Bu serinin ilk kitabından itibaren karakterleri ve olayları ile aynı heyecanı devam ediyor. Tesadüflerle başlayan seri daha doğrusu tesadüflere gizlenen gerçekler, ortaya çıkması gereken birtakım gizemler, karakterlerin bilmediği gerçekler, sevgi ve tehlikenin de olduğu tam bir dizi tadında ve her sonda yazar sizi yeni sorularla baş başa bırakıyor. Serinin üçüncü kitabında ise okurken yine sizi kendi kendinize sorularla mücadele ederken bulacağınız bir içerik olmuş.
İkili ilişkiler elbetteki tekdüze bir şekilde devam etmiyor. Mutlaka inişli çıkışlı bir güzergahta yol alıyor. Bazen de bir uçurum kenarına geliyor insanlar. Böyle bir durumda birbirlerine ikinci bir şans vermek mi yoksa yitip giden bir ilişkiyi kabul etmek mi herkes için yanıtı farklıdır şüphesiz. Üstelik bir de ortalığı karıştıran ve sadece bunun için plan yapan kötü insanlar etrafta varken, bir ilişkinin sağlıklı gitmesi zor olabiliyor. Kime güveneceğinizi bilmediğiniz bir yaşamda tutunmak zor olabiliyor bazen en yakınınıza bile olsa.
Siraç ve Elif’in arasında geçenler yerle bir olurken toparlayabilecekler miydi?
Ortaya çıkan gerçekler kimi ne kadar sarsacaktı?
İnsan yaşamda en çok ne zaman aciz hissederdi kendisini?
Yapılan hataların bedelini ödemek o kadar kolay olabilir miydi yaşamda?
Güç dengelerinin sürekli değiştiği seride intikam, acıma, kayıplar, sevgi yani birbirine zit kavramlar sürekli bir arada yol alıyor. Serinin bu kitabında Siraç’ın pişmanlıkları ve yaptıklarının telafisi ile ilgili bir süreç bekliyor okuyucuyu. Ama bu o kadar kolay olmayacak elbette. Yer yer içinizin bir yerine çok dokunacak diyalogları da serpiştirmiş yazar.