·624 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Kasım 2025 01:20 İnsanların gidişleri ve terk edişleri. Her birinin bir sebebi vardır. Kitap tam olarak bunun üzerinden gidiyor. Ruhunuzu içine işliyor resmen. Sizi o kadar çok içine alıyor ki artık yaşanan olayları "ben böyle bir durumda ne yapardım? Ne derdim acaba?" Sizi sorgulamaya itiyor. Geçmiş ve gelecek. Aslında ikiside aynı yolda olan iki parça. Gelecekte sizin geçmişte. Akasya Alaca Özkan. Bu senin farkına varma hikayen.
Kitap kendini kaybeden bir kadının, şehirleri gezerek kendini bulma umudundan bahsediyor. Her şehirde 1 yıl kalıyor. Doğum gününde , 26 Haziranda ise ayrılıyor. Anakarakterimiz Akasya. Akasya 17 yaşında yaşadığı bir olaydan ötürü bunu yapmakta. Kendi içindeki savaşı durdurmak için şehirlerden ayrılıyor aslında. 24 yaşının ilk gecesinde Ankara sokaklarında bir adamla karşılaşıyor. Ve bu adamı takip etmeye başlıyor. Geçmişten bir parça olduğunu bilmeden. Adamın yani Yekta Emir Ilgaz'ın hayatına giriyor.Sonrasında olaylar gelişmeye başlıyor.
Olay akışı gayet güzeldi. Sizi olayların içine alması sonucunda kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Puanlama da 1 puan kırmamın sebebi ise bir tane olayın yarım bırakıldığını düşünmem. Onun dışında çok güzel bir roman. Ayrıca sizi bir çok konuda bilinçlendiriyor. Aslında gitmenin kolay olmadığı, bir sebebinin olduğu, insanların hayatlarındaki yaraların bambaşka olduğunu. Bir çok konuda. Size başka bir pencereden bakış açısı veriyor. Ayrıca her kitapta olduğu gibi sinirinizi çıkarabileceğiniz bir karakter elbette burda da var. ARSLAN! Allah seni bildiği gibi yapsın. Güzel yüzlü meymenetsiz. Dua et ki küfür edemiyorum. Hıııhhh. Eren ben senin sevgi anlayışına tüküreyim. Neyse spoiler vermeyecem bunun hakkında.
BUNDAN SONRASINDA SPOİLER VARDIR!
Ya şimdi Zehra'yı neden öldürdünüz ? Ne güzel annelik yapacaktı. Eren ile geleceği olurdu belki. Eren sende pişman olmayı hakketin valla. Buda senin cezan. Hiçte üzülmedim sana.Hem şimdi bebeğe kim bakıyor? Doğumundan sonra hiç bahsedilmedi. Ben Yekta ve Alaca'nın onu alacağını düşünmüştüm. Öyle hayal etmiştim ya. Yekta'nın ona babalık etmeye çalışacağını sanmıştım. En çok bebeğe takıldım ben. BEBEĞE NE OLDU?? Bunun üstü kapalı kaldı. Buna sinirim bozuldu. Ne olurdu bahsetseydiniz? Bir yeriniz eksilmezdi. Bu kitapta da buna sinirlendim. Neysee ben yeni sinirimi bozacak kitaplar almaya gideyim en iyisi. (Yapmam dedikten sonra ben )