Bu sorunun cevabı kısa ve net olsa da cevabı vermek için bir kaç kitap yazmak gerekecek derinlikte konular içeriyor. Ruh, nefis, kalp, akıl, şuur, idrak, vicdan gibi latifeleri anlamak gerekiyor.
Ruh dediğimde irade, zihin ve his içinde olduğu eğer erebilirsen latife i rabbaniye derecesi havvasını içeren asıl özü, asıl temeli anlatmak isterim, beden kıyafetinin içindeki latif olanı tanımladım.
Can ruhtur, diğer deyişle insan ruhtur.
Nefis ise ruha ait olandır, ruhla aynı değildir ve dereceleri vardır. Akıl yada kalp gibi vucutta sabit bir yerde değildir.
Kalp , yürek ile benzer terimler olsa da gönül kuvveti ile farklılaşırlar. Gönül insanda vardır her kalp taşıyanda yürek yoktur, iman gönülde cereyan eder. Yani materyelistlerin tarifine göre kalp sadece kan pompalama görevi yoktur.
Akıl beyinde bulunur ve değişkendir, bir kararda kalmaz. ,ayrışmalarımızın temelinde akıl vardır, inanç akıl üzerine kurulamaz, akıl tek başına doğruyu bulmaya yetmez öyle olsaydı kitap yada peygamberler gönderilmezdi.
Şuur ve idrak ise bilinç ve kavrama yeteneği
Vicdan ise iyiyi kötüden ayırt eden meleke.
İman vicdan ve irade işidir . Bu konuları daha detaylı öğrenmek isteyenler için önerim İhya ve kut'ul kulubü okumanız.
Velhasıl, insanın içindeki latifeler bunlar bu saydıklarım, birde latifeler üzerine giydirilmiş olan bedeni var.
İnsanı insan yapan içindeki laifelerdir, yani bu latifeler insanın zıttı değildir bilakis kendisidir.
Felsefi açıdan bakarsam Doğu felsefesinde aynı zamanda Taoizmin sembolü haline gelmiş Yin ve Yang dengesi ile açıklarlar, bu felsefeye göre zıtlık çatışma değil, uyum yaratır.
Sözün özü, biz sizi kadın ve erkek olarak yarattık der ayette, kadın ve erkek insanın iki türü, farklı çeşidi, birinde XX diğerinde XY kromozomu ile ayrışan iki çeşit. Kadın-erkek zıt değildir yani...