Yaşamak, akıp giden bir ömrün izini sürüyor. Yollara düşüp halk şarkılarını toplayan bir anlatıcı, bizi Fugui’nin yaşamına götürüyor. Zenginlikle başlayan, yoksulluğa doğru azar azar çözülen bir hayat bu. Her kayba, her darbeye rağmen hayata tutunmayı sürdüren bir adamın öyküsü.
Son sayfayı kapattığımda içime ağır bir hüzün çöktü. İnsan kendine sormadan edemiyor: Ne için yaşamalı? Bu roman yalnızca bir karakteri anlatmıyor; insanın hayata tutunma direncini, bütün acılara rağmen var olma çabasını gösteriyor.