Hikmet Kıvılcımlı’nın 1930’ların başında hapishane şartlarında kaleme
aldığı ve TKP Merkez Komitesi’ne sunduğu; Türkiye Devriminin ana sorunlarını
incelediği, irdelediği ve sonuçlara bağladığı ve “YOL” adını verdiği,
7 Kitaptan oluşan eserinin 5’inci Kitabının Dördüncü Bölümü, Kürt
Sorunu’nu incelediği “İhtiyat Kuvvet: Milliyet (Şark)” adını taşır. Bu
eser, 1979 yılında orijinal adıyla “Yol Yayınları” tarafından basıldı. Fuat
Fegan’ın çok haklı söylemiyle:
“Fakat o yayınlanan metin, orijinal metnin çok kötü ve bozuk bir
gölgesinden başka bir şey değildir.”
Bizim sunduğumuz bu metin ise, Fuat Fegan’ın büyük bir titizlikle hazırladığı
ve “Arşiv Yayınları” tarafından belirli sayıda basılmış olan; “sı-
nırlı ellere de olsa, bir an önce ulaştır”dığı çalışmasıdır. Yani bu kitap,
metnin orijinal halinin tüm okuyuculara ilk sunuluşu oluyor.
F. Fegan bu çalışmada metni, 1930’lar Türkçesindeki orijinal haliyle
aynen korumuştur. Fakat okuyucunun kolayca anlayabilmesi için biz, dili
elden geldiğince ve anlam kaybına uğratmaksızın sadeleştirmeye çalıştık.
Hikmet Kıvılcımlı’nın 1930’lar için çok anlaşılır sayılabilecek sadelikteki
dilini, yeni kuşakların kolayca anlayabilmesi için günümüz Türkçesine
uyarlamaktan kaçınamazdık. Yine de anlam tam karşılanamıyorsa Türkçe
karşılıklarını ya köşeli parantez([ ]) içinde ya da dipnotlar biçiminde vermeyi
yeğledik. Anlaşılacağı üzere kitaptaki dipnotların çoğunluğu yayınevimize
aittir.
Hikmet Kıvılcımlı’ya ait dipnotlar yıldızla (*) gösterilerek verilmiştir.
Fuat Fegan’ın dipnotları ise, kendi adıyla belirtilerek, yine sayfa altına
konulmuştur.
Kitabın adındaki ve içeriğindeki “Şark” söylemini, yüklendiği özel anlamından
dolayı, başlangıçta korumayı düşündük. Fakat “Şark” sözcüğü
12
korununca “Garp” sözcüğünü de kullanmak gerekti. O zaman “Şarklı”,
“Garplı” vb. gibi sözcükleri aynen bırakmak gerekecekti. Bu da günümüz
okurunun kitabı rahatça okuyup kavramasını zorlaştıracaktı. O yüzden
“Şark” sözcüğünü “Doğu” olarak Türkçeleştirdik.
Bir diğer önemli güçlük, kitabın adında da yer alan “Milliyet” sözcü-
ğünde yaşandı. Türkçe Sözlükteki karşılığı “Ulusallık” olarak belirtilen
bu sözcüğü böylece Türkçeleştirmek uygun düşmedi. Bunun yerine kullanıldığı
yere göre “Ulus” ya da “Ulusal” demek uygun görüldü. Örneğin
“Milliyet Meselesi” kavramı “Ulusal Sorun” olarak Türkçeleştirilirken,
“Kürt Milliyeti” sözleri “Kürt Ulusu” olarak çevrildi. Böylece kitabın
adı da “Yedek Güç: Ulus (Doğu)” oldu.
Derleniş Yayınları