İklim değişikliğini önlemek için hükümetlerin, şirketlerin ve bireylerin yapabileceği çok şey var. Ama etkili olabilmeleri için, dünyanın her yerinde uygulanmaları gerek.
Mesele iklim olduğunda, ülkeler bağımsız değil. Kaderleri, gezegenin diğer ucundaki insanların attığı adımların insafına kalıyor. Pasifik okyanusunda bir ada ülkesi olan Kiribati Cumhuriyeti, sera gazı salımını sıfıra bile indirse, diğer ülkeler aynı şey yapmadığı takdirde yine de sular altında kalır. Çad, ülkedeki her çatıyı güneş panelleriyle donatsa, uzaklarda yaşayan yabancıların sorumsuz çevre politikaları yüzünden toprakları kurak çöllere dönecektir. Çin ve Japonya gibi güçlü ülkeler bile ekolojik anlamda bağımsız değil. Şangayı, Hong Kong'u ve Tokyo'yu yıkıcı seller ve tayfunlardan korumak için, Çinlilerin ve Japonların, Rus ve ABD hükümetlerinin değişen bir şey yok tavrından vazgeçirmeleri gerekir.
Milli soyutlanma, iklim değişikliği bağlamında nükleer savaş bağlamından çok daha tehlikeli belki de. Kitlesel bir nükleer savaş, tüm milletleri yok etme tehlikesi taşıdığından, tüm milletler bu tehlikeyi önlemeyi eşit derecede önemser. Halbuki küresel ısınma, muhtemelen değişik ülkelerde farklı etkiler gösterecek. Kimi ülkeler, öncelikle de Rusya, bu durumdan fayda bile sağlayabilir.
21. Yüzyıl İçin 21 DersYuval Noah Harari