Nabizade NazımZehra
Eserde, genç bir delikanlı ile genç ama oldukça kıskanç bir kız çocuğunun yollarını birleştirmesi üzerine her şey yolunda iken, bir anda içinde bulundukları durumlar ve karakterlerin başlarına gelen olaylar silsilesi anlatılmaktadır.
• Düşünce, aşkın öncüsüdür. (Sayfa 10)
• Senin için ne ıstıraplar çektim. (Sayfa 23)
• Ah erkekler, erkekler!.. (Sayfa 40)
• Suphi'nin gözlerini bir sevda buharı bürümüş, etrafını yoğun bir heves bulutu sarmıştı. Ne geçmişini hatırlayabiliyor ne bugününü görüyordu. (Sayfa 44)
• "Zavallı Zehra!.. Zavallı Zehra!.." (Sayfa 57)
• Onlarca "aşk" bayağı bir hevesten ibaret olmalı ki bir müddet sonra geçip giderdi. (Sayfa 86)
• "Kadın gönlüyle şaka olmaz." (Sayfa 120)
• "Kadınların gönlü oyuncak değildir." (Sayfa 120)
Erkek karakter Suphi, başta nasılsa eserin ilerleyen birkaç sayfasında tam tersi bir karaktere bürünmüştü bile. Kendisinden zerrece hazzetmemenin yanı sıra oldukça tiksindiğim biri oldu. Bir değil iki değil üç tanesi... El insaf dedirtti.
Sırrıcemal, başlardaki karakterinin tam tersine döndüğünü rahatça söyleyebileceğim diğer karakter. Rezil biri gözümde. Başına gelenlere elbette üzüldüm lâkin insanoğlu, ektiğini biçiyor.
Zehra, hâline üzüldüğümü söyleyebileceğim sayılı karakterlerden biri. Öç alma isteği ile yaptıklarını tasdiklemesem de yaşadıklarını kaldıramaması oldukça kabul edilebilir. Üstelik biz bu karakterin ilk başta nasıl bir kişiliği olduğunu biliyorduk ve erkek karakter de bunu bilerek bir yola girdi. Ortada kandırmaca yok, yalnız aldatmaca var.
Münire, yazık olduğunu düşündüğüm diğer karakter. İstemeden sebep olduğu çatışmanın, anlamadan fitilini ateşleyen.
Ürani, yalnızca işini yapan bir karakterdi. Ne eksik ne fazla. Üstüne düşen rolü oynadı.
Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim.