Mutluluk mu , İnsanlık mı ???
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2025 59. kitabı
Huxley’nin kurduğu dünyaya bakınca şunu fark ediyorum: Oradaki insanlar mutlu oldukları için değil, mutlu görünmek zorunda bırakıldıkları için gülüyorlar. Acı, kayıp, yas, eksiklik… İnsanlığı yoğuran bütün duygular sistem tarafından silinmiş. Ve ister istemez şu soruya sürükleniyorum: Acıyı bilmeyen bir varlık gerçekten insan olabilir mi? Huxley’e göre acı, ruhun derinleştiği yerdir; kimyasal mutluluk ise özgürlüğün sessizce teslim edilmesidir. Bu toplumda özgürlük yerine konforun tercih edildiğini görüyorum. İnsanlar baskıyla değil, hazla yönetiliyor. Tüketim düşünmenin yerini alıyor; eğlence, sorgulamayı uyuşturuyor. Orwell’ın kamerası korkutuyordu; Huxley’nin dünyası ise şekerli bir sis gibi başı okşayarak uyutuyor. Teknolojinin insanı özgürleştireceği masalı burada çöküyor. İnsan üretim bandı gibi düzenlenmiş; bireysellik yok edilmiş. Bir insan “olabileceği” bir şey olmaktan çıkıp “üretilmiş” bir fonksiyona indirgenmiş. Böyle bir yerde etikten bile söz etmek zor. Seçme hakkı yoksa ahlak nasıl olsun? Acının yok edildiği bir yerde mutluluk da gölgesini kaybediyor. John’un “Mutsuz olma hakkımı istiyorum” sözünü okuduğumda şunu hissediyorum: İnsan kendi gölgesini kabul etmeden ışığa yaklaşamaz. Soma ile uyuşturulmuş bir bilinç, kendi hikâyesinin öznesi değildir; sadece programlanmış bir isteğin yürütücüsüdür. Bu dünyada sanat, din ve tarih yasak değil gereksiz ilan edilmiş. Çünkü hepsi soru sorar, düşündürür, rahatsız eder. Bunlar olmayınca geriye sadece tüketen, eğlenen ve sorgulamayan bir kalabalık kalıyor. Yani insanın teninin altında insanı ayakta tutan bütün katmanlar soyulmuş. Romanı bitirdiğimde şunu anlıyorum: Huxley geleceği anlatmıyor, aslında bizim çağımıza bir ayna tutuyor. Sonsuz eğlence vaatleri, sosyal medyanın yapay neşesi, tüketimle tanımlanan kimlikler, yönettiğini sanırken yönetilen arzular… Bunların hepsi bugün hayatımızda. Ve nihayetinde şu soruya dönüyorum: Özgürlüğün olmadığı bir mutluluk gerçekten mutluluk sayılır mı? Huxley’nin cevabı net: İnsan olmanın bedeli vardır .acı, kayıp, belirsizlik. Ama bu bedeli ödemeden özgün bir benlik, gerçek bir anlam ve hakiki bir yaşam mümkün değildir.
Duygu ve Düşünce
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
·
48 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.