Puan vermedi·224 syf.····Okunma: 20 Kasım 2025 19:37 “Ben, Amir”, Sinan Akyüz’ün yine insanın içini burkan, okurken hem öfke hem acı hem de derin bir çaresizlik duygusu yaratan romanlarından biri. Akyüz’ün gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı kitaplarında hissedilen o “yakıcı gerçeklik” bu romanda da çok belirgin. Hikâye boyunca öyle anlar geliyor ki, okuyucu olarak sadece tanık olmak bile ağır gelirken, Amir’in bunu bizzat yaşamış olması insanın yüreğine taş gibi oturuyor.
Kitap, özellikle Balkan coğrafyasında sıradanlaşmış zorlukların aslında ne kadar ağır bir insanlık dramına dönüştüğünü çarpıcı bir dille aktarıyor. Amir’in yaşadığı kimlik çatışması, ailesiyle olan bağları, özgürlük arayışı ve bir kimlik bulma çabası çok sade ama bir o kadar vurucu sahnelerle veriliyor. Sinan Akyüz’ün akıcı, sürükleyici dili sayesinde roman neredeyse bir solukta okunuyor; fakat etkisi uzun süre insanda kalıyor.
En çok da şu hissi bırakıyor: bazı hikâyeler kurgu olsa inanılmazdır ama gerçek olunca daha da can acıtır.
Amir’in yaşadıkları, “coğrafya kader midir?” sorusunu defalarca sorgulatıyor.
Duygusal olarak sarsıcı, düşündürücü ve etkileyici bir roman. Sinan Akyüz’ün tarzını sevenlerin çok güçlü bulacağı, yeni başlayacak olanların da yazarla tanışmak için doğru bir tercih diyebileceğim bir eser.