Ahmet Altan bu eserde tam bir usta oldugunu kanitlamis. Kitabi okurken bitmesin diye sayfalari yavaş yavaş çevirerek okudum.
Size spoiler vermeden inceleyecegim..
Kitabin sade dili ve sürükleyiciliğiyle ve sizi icine çekiyor. Başka yazarlar gibi karmaşiklastirmiyor ve sacma konular uzerinde tepinerek uzatmiyor.
Ekonomik ve sosyal sorunlar, bilim, siyaset, aşk, ihtiras, hayvanlar alemi herşey var. Bir roportajinda 2021de cezaevindeyken Flash tv deki programlardan ilham alarak yazdigindan bahsediyordu. Biri tv de figuran, digeri edebiyat ogrencisi 2 kadinin arasinda kalan Fazil'in hikayesi..Hayat hanim, ayaklari yere saglam basan guçlu duruşlu, gizemli bir kadin olmasiyla kendine hayran bırakiyor. Fazilin çok sevdigi, bırakamadigi, muhtaç oldugu, vazgeçemedigi bir kadin. Onun yanindayken onu özlersin ya işte oyle bir aşk. Roman 2016'dan sonraki ohal doneminde geçiyor. Oyle bir donem ki zengin bir ailenin bir gecede fakir ve muhtac olabildigi , yakinlari tarafindan soyutlandigi, suclu insanlarin yaninda sucsuz insanlarin da hakkinin yenildigi ozgurlugunun kisitlandigi bir donem. Oyle bir zaman ki insanlar sebepsiz yere ihbar ediliyor, safak vakti evleri basiliyor, kendilerini sokakta veya sosyal medyada ifade ettileri icin tutuklandigi,hukukun, özgürlüğün ayaklar altina alindigi tek adam rejimine gecilen bir dönem.
"Sanki bir devin avucunun icinde duruyormuşuz ve istedigi zaman yumruğunu sıkıp bizi ezebilirmiş gibi bir duyguya kapilmistik.Her zaman yaptigimiz bir şeyi yapmayi sürdurdugumuz icin suçlamabilecegimizi, bir şakadan, bir sözden dolayi sabaha karşi alinip göturulecegimizi birden anlayivermistik.Ortaya çıkan tehtidin sınirsizligi karşisinda hepimiz korkmuştuk. "
Ahmet Altan boylesine bir korku ikliminin hakim oldugu, insanlarin fislenmekten korktugu donemde tum bu kanayan yaralara deginerek buyuk bir cesaret ornegi de gostermiş ..
"Insanlarin "cehennem" dedigi şeye benziyordu bu hayat. İnsanlar açliktan sokaklarda kendilerini yakiyorlardi, işsiz babalar eşleriyle çocuklarina siyanür verip aileleriyle birlikte intihar ediyorlardi, şehir hayatina uyum gösteremeyen erkekler tarafindan her gün, her yerde öldüruluyordu, aç cocuklar sokaklarda dileniyordu, gençler ülkeden kaçmaya uğrasiyordu, her şafak vakti evler basilıyor, polisler muhalifleri alip göturuyorlardi, işyerleri batiyor, işciler beş kuruş almadan sokaga atiliyordu ve bütün bunlar korkunç bir sessizligin altina saklaniyordu.Gazeteler, televizyonlar, haber bültenleri bunlardan söz etmiyordu. İnsanların açliktan kendilerini yakmalari serbestti ama bundan söz etmek yasakti."
Kitap en iyi avrupa romani, en iyi yabanci roman odulu almis ama, almasa da mutlaka okunmasi gereken bir şaheser. Ayrica çok etkileyici bir kitap. Sona dogru Hayat hanimin Fazıla yaptigi bir şeyden dolayi ağladim. Bundan sonraki okuyacagim kitaplarda hep Hayat hanimi ozleyecegim...