·184 syf.····Okunma: 05 Aralık 1999 00:00 Paulo cohelho simyacı isimli eserinde Santiago, rüyasında Mısır Piramitleri’nin yanında bir hazine bulduğunu görür. Bu rüya birkaç kez tekrarlanınca bir kâhine gider ve rüyanın peşinden gitmesi gerektiğini öğrenir. Yolda gizemli bir ihtiyar olan Melkizedek ile karşılaşır; ona “Kişisel Menkıbe”yi ve Evren’in, kişinin gerçek arzusuna ulaşması için nasıl yardım ettiğini anlatır. Santiago, koyunlarını satıp yolculuğa çıkmaya karar verir.
Kuzey Afrika’da parasını çaldırır; bu noktada pes etmek yerine bir kristal dükkânında çalışarak para kazanır ve yolculuğuna devam eder. Çölde bir kervana katılır ve yolda İngiliz bir simyacı adayıyla tanışır. Onunla birlikte simyanın sembolik anlamını öğrenir.
Çölde Fatima adında bir kıza âşık olur; ancak Simyacı ona, gerçek sevginin insanı hayallerinden uzaklaştırmayacağını, aksine desteklemesi gerektiğini söyler. Santiago, iç sesini dinlemeyi ve “Dünyanın Dilini” anlamayı öğrenir. Sonunda Piramitlere ulaşır fakat burada bir grup haydut tarafından dövülür. Haydutlardan biri, kendisinin de bir zamanlar İspanya’da eski bir kilisede hazine gördüğünü ama bunun sadece rüya olduğunu söyler. Santiago, bunun aslında bir ipucu olduğunu fark eder ve hazinenin Piramitlerde değil, yola çıktığı İspanya’daki harap kilisenin altında olduğunu anlar. Ve hazineyi orada bulur. Ana konusu Aradığımız hazine çoğu zaman kendi içimizdedir. Evren, gerçekten isteyen insanlara yardım eder. Okumanızı öneririm.