Merhaba kitap sever Dostlarım bugün duygusal bir kitapla karşınızdayım. Kurgu sürükleyici ve merak uyandırıcı. Geçmişten gelen sırların adım adım açığa çıkmasını okuyoruz.
Kitap Beyoğlu'nda Zarifi Apartmanında geçiyor çoğunlukla, o ortamın tarihi atmosferi çok güzel yansıtılmış. Kurgu geçmiş ve bugün olmak üzere iki farklı zamanda ilerliyor.
Deniz 17 yaşında genç bir kız iken Leyla'yı Nişantaşı'ndaki sergisinde görüyor. O gün gördüğü kadının güçlü duruşu gizemli havası aklına yerleşiyor. Bundan tam 22 yıl sonra Deniz Leyla'yı buluyor. Leyla ile neden iletişim kurduğunu bilmeden onunla görüşmek istiyor bir şeyler çekiyor onu. Leyla'yı tanıdıkça geçmişin sırları yavaş yavaş aralanıyor. Hiçbir şeyin tesadüf olmadığına inanmaya başlıyorsunuz okurken hani derler ya kader ağlarını ördü öyle bir şey. Leyla sayesinde Peri'nin anılarını yazdığı kağıtları buluyor Deniz, diyeceksiniz ki Kim bu Peri.
Bir bedende iki farklı hayat yaşayan bir kadın...
Peri ve Perihan...
Peri olmak istediği kişinin hayatı, Perihan ise olmak zorunda olduğu kişinin hayatı. Onun anılarını okudukça geçmişte yaşanan sırlar açığa çıkıyor bu sırların ucu bir şekilde Deniz'e değiyor.
Peri'nin anılarını okudukça çok şaşırdım onun hayatı, yaşadıkları hep gizem doluydu. Anılar ilerledikçe şaşkınlığım daha da artmaya başladı inanılmaz bir son. Hikayenin bu şekilde bağlanacağını hiç tahmin edemezdim beni çok etkiledi severek okudum. Nostalji kokulu hikayeleri seviyorsanız muhakkak okuyun derim yeni kitaplarla buluşmak dileğiyle Sevgiler