·336 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Kasım 2025 21:03 GÜMÜŞ SERÇE
"Kadınlar en iyi durumlarda bile güçsüzdü ve savaş, bu hissi daha da ağırlaştırıyordu."
“Hayatı, kaybetmek korkusunu yüreğimizin derinliklerinde yaşayacak kadar seversek, o hayat bizi, ruhumuzu işte böyle yarım bırakıyordu. Dışarı çıkıp o hayatı korkudan doludizgin bir şekilde yaşayamaz hâle geliyorduk çünkü kaybedecek çok şeyimiz vardı.”
Paris'te bir moda evinde çalışan üç arkadaşın savaş zamanında yaşadığı acılar, hüzünler öyle derin anlatılmış ki okuyanın yüreği acıyor. Claire, Vivienne ve Mireille nin güçlü olan dostluklarını, yaşadıkları duyguları hissederek okudum. Onca yaşanmışlık, o sahneler halen film şeridi gibi gözlerimin önünde ve içimde garip bir hüzün var. Almanların Paris işgali, Naziler L, Yahudi halkına yapılan zulüm beni derinden etkiledi. Nasıl bir vicdansızlık... Savaş yıllarında yaşanan açlık... Savaş baskısı altında bir yaşam... tabi buna yaşam denebilirse... Claire’nin torunu ile acı dolu hikâyeyi birlikte öğrenmek beni üzdü. Yaşananlar o kadar ağır ki üzülmemek imkânsız. O anlarda dostluklarının bağlılığı ve sevgisi yüreğinizde güzel bir sıcaklık hissetmenize neden oluyor. Günümüzde de öyle dostluklar olsa keşke dedirtiyor. Üç terzi olan arkadaşın gizli faaliyetler yürüten Direniş'e katılmaları ve bu süreç sonrasında öğrendikleri sırlar ve Harriet’in Gümüş Serçe ile bağlantısı... Araştırmalarını yaparken de terör saldırılarının olması... Bu Dünya insanoğluna dar mı geliyor diye düşünüyor insan. Neden, Nasıl, Niçin diyorsunuz...
“Kişilerin kendi türlerine karşı işledikleri insanlık dışı suçların faili olabildikleri bu dünya nasıl bir yerdi?” yürek parçalayan alıntısı ile yorumu bitiriyorum.
#fionavalpy #gümüşserçe #okudumbitti #yorum