Martin Eden: Beklenti, Çaba ve Yabancılaşma
9/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
"Beklememeyi beklemek" hiç düşündüğünüz oldu mu? Bir çaba, beklentileri ne kadar karşılayabilir ya da çaba, bizim istediğimiz yönde ne kadar yönlendirilebilir? Martin Eden, işte bu sorularla baş başa bırakıyor okuyucusunu. Kendi hâlinde bir denizci olan Martin Eden'in hayatı, bir kavgada yardım ettiği bir burjuvanın evine teşekkür yemeği için davet edilmesiyle değişmeye başlar. Evin kendine has yaşamına ve burjuva zarafetine daha ilk andan kapılan Martin'in bu hayranlığı, evin bekâr kızı Ruth'u görmesiyle aşka dönüşür.Kendini sorguladığı bu sayfalarda Martin Eden, hayatını değiştirme kararını ve bu kararın iradesini ortaya koyar. Martin artık kendini burjuvanın mensubu yapmaya kararlıdır çünkü Ruth’a ancak bu yoldan ulaşabileceği gerçeğindedir.Bu çabalar içinde Martin, Ruth'un dikkatini çekmeyi başarır; fakat Ruth için Martin, işlenmesi gereken bir madendir. Martin Eden, bu motivasyon ve özveriyle öyle bir değişim ortaya koymaya başlar ki artık Martin için anlamın vardığı nokta bambaşkadır.İlk hedeflerini çok kısa sürede geride bırakan Martin, yazmaya ve edebiyata kendini kaptırır. Geçimini bu yoldan sağlamaya karar verir. Üstelik Ruth ile olan mesafe bir hayli kısalmıştır. Uzun sefalet ve açlık dönemlerine rağmen Martin vazgeçmez; fakat çevresi, ailesi ve nihayetinde Ruth onu bırakır.Tüm bu boşluk ve yalnızlığın sonunda başarı gelir, hem de ne başarı! Martin, ABD’nin en çok okunan yazarıdır artık. Fakat bir zafer olması gereken sonuç, aksine Martin’de büyük bir anlamsal boşluk ortaya çıkarır. Artık aranan adamdır Martin. Herkes onu yemeğe davet etmektedir.Ancak Martin, beyninin derinliklerindeki o sesi bir türlü susturamaz: “Ben yine aynı benim; bütün bu kitaplar ve yazılar benim sefaletimden ortaya çıktı. Şimdi ile geçmiş arasında bir fark yok. Neden aç ve sefil Martin’i doyurmadınız? Şimdi tokum ve yemeğe ihtiyacım yok, fakat bana yemek yedirmek istiyorsunuz.”Bu sesle başlayan süreç, kendine yardım eden herkese yardım edip, son yazdıklarını da sattıktan sonra bindiği bir gemiyle güney denizlerine doğru yola çıkmasıyla son bulur. Fakat Martin artık başka bir dünyaya ait gibidir. En sonunda kendini okyanusa atar ve çıkamayacağı kadar derine dalıp boğularak yaşamına son verir. Martin Eden’in hikâyesi ana hatlarıyla böyledir. Metin, bir değişim üzerine kuruludur. Kahramanımızın ana amacı bu kavramdan şekillenir fakat Jack London, bu kavramın tehlikesini açıkça gözler önüne serer.Zaten bir hayatı ve mensubu olduğu bir çevresi varken Martin, kendini oraya ait hissetmez. Değişim içinde iyi bir örnek ve yüksek bir motivasyona sahip olunca, Martin artık nereye gittiğine bakmaksızın değişim trenine biner. Başarılı da olur; fakat Martin durmaz, artık başka bir noktadadır. Bu nokta ne yola çıktığı ne de varmak istediği yerdir ve her ikisine de çok uzaktır.Bu başkalık Martin’i arayışlara iter. Aradıkça yaşama daha da yabancılaşır. En sonunda bu arayışların meyvesi olan yazıları ve hikâyeleri büyük bir başarı yakalar. Artık herkesin dilinde Martin Eden vardır; fakat Martin için sadece dillerinde olan bu anlayış, Martin’i daha da uzaklaştırır. Artık yazmıyor, sadece o âna kadar yazılmış olan yazılarını pazarlıyordur. Bu ün ve şöhret, yaptığı en iyi işlerden onu alıkoyar. Artık yazmak fikri bile onu çıldırtacak bir hâle gelmiştir. İşte değişimin korkunç yüzünden sadece bir tanesi. Beklentilerimizi karşıladığı sürece başarı bizi tatmin eder. Aslında ne olduğu değil, kafamızda simüle ettiğimizle ilgilidir bu durum. Martin Eden’i tatmin etmeyen bu başarı, Martin’in simülasyonuna darbe vurmasıyla ilgiliydi. Çünkü beklentiler her zaman daha tatmin edici olmuştur.Günümüz açısından alınabilecek derslerden bir tanesi de, beklentilerin değil, toplumun yarattığı başarı dekoruyla tatmin olmak zorunda olduğumuz gerçeğidir. Aslında hepimizi birer Martin Eden yapan şey tam olarak budur: Ya tatmin ol ya da kayıtsız kal.Bu gidişat, Martin’in etrafında görünmez bir çemberin daralmaya başlamasıyla devam eder. Bu çember tahammülsüzlük çemberidir. Martin, günün sonunda bu çemberi kıramaz; fakat güzel bir noktadan okuyucusuna ufuk açar: Varmak istediğin nokta gerçekten de bulunmak istediğin yer mi? Bir insanın çok kısa süre deliler gibi istediği bir şey, şimdi ona sahip olmasına rağmen onda bir anlam ifade etmeyebilir. İşte Martin Eden’den küçük bir pencere; eser yüzlerce pencereye sahip, hangisine bakmak istersen...
2024 Okuma Raporları
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,1bin okunma
·
82 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.