Puan vermedi·132 syf.····Okunma: 03 Aralık 2025 18:13 Ben Atsızın kalemini çok seviyorum ve yine hayranlıkla okuduğum bir kitabını bitirdim.
Nasıl hayran olmayacaksın ki?
Türk yazar, Türkolog, şair, düşünür ve öğretmen olan, Hüseyin Nihal Atsız’ın
“Dalkavuklar Gecesi” - “Z Vitamini” kitabı yazarın yaşadığı devri, o devirdeki yetkilileri -birincisinde antik çağda muhayyel bir devlete taşıyarak, ötekinde kendi zamanından 50 yıl sonrasına taşıyarak- hicvettiği iki kısa satirik/allegorik romandır. Özellikle “Z Vitamini” romanı beni çok etkiledi.
Dalkavuklar Gecesi:
İlk hikaye Hititler döneminde geçen bir dalkavukluk hikayesidir. Yazar burada tarihe olan hakimiyetini, kullandığı tarihi motifler ile (Kahraman isimleri, yer adları, adetler Vb.) ispatlamıştır. Hikaye bilinmeyen daha doğrusu zehir sanılan bir içeceğin aslında şarap çıkması ile kral ve etrafındaki yalakaların nasıl zıvanadan çıktığını anlatmaktadır. Özellikle kralın etrafındaki yabancıların (Ermeni, Rum, Asurlu, Mısırlı, Lidyalı) bu durumdan nasıl faydalandığını anlatmaktadır. Bu şahıysan hallerinin bozulmaması için Ülkesini Vatanını milletinin seven insanları nasıl kraldan uzaklaştırdığını, yargısız infaza mahrum kaldıklarını hatta yeri geldiğinde yine bu şahısların Krala yaranmak için nasılda kralın atalarını ve dinini sömürdüğü anlatılmaktadır. Aralarda Kralı kötü gidişat için uyarmaya çalışanlar, kralın etrafındaki yalakalar tarafından gözden düşürülmesi de anlatılmaktadır. Hikayenin sonunda ise halk da kralın yalakalarına inanıp gerçek vatanı milletini sevenlerden uzaklaşır. Sonunda şarap halka da iner şarabın etkisi ile her yerde ahlaksızlık ve kaos hüküm sürer.
Hikâye tanıdık, aslında her devrin kitabı. Çünkü dalkavukluk kadrosu hep açık ve zamanla sadece atananların ismi değişiyor.
Hep aynı başı bozukluk, liyakatsizlik. Bir sonraki hikâye daha da tanıdık gelecek.
Z Vitamini:
İkinci hikayeyi okurken tüylerim diken diken oldu. Atsız gelecek için distopya diyebileceğimiz bir hikaye yazmıştır. Yeri geldiğinde abartmalarda koymuş. Fakat yazılanları birçoğu günümüzde bize dayatılanlarla nerdeyse aynı. Örneğin hikayede geçen “beşeristan” kelimesi bugün bize dayatılan “Türkiyeli” kelimesi ile anlam olarak nerdeyse aynı. Yine kitapta anlatılan Kıbrıs’ı vermemiz, Rum Patriğine verilen haklar, Ayasofya’nın kilise oluşu ve “nurlu ufuklar” adlı misyoner çalışmaları Günümüzde yaşadıklarımızla nerdeyse birebir. Atsız kitapta bazı hayali kahramanlar yaratmış. Bu hayali kahramanlar milli şefin etrafında yalaka takımı. Bunların isimleri ise günümüzde hiç de yabancı olmadığımız isimler olması ayrı bir vahim durum.
Kitapta mucizevi bir Z Vitamini bulunmakta.
Bu Z Vitamini sayesinde insanlar ölmemektedir. Tabii ki Amerika da üretilen bu ilacın, yaklaşık yarısı Türkiye’ye gelmektedir. Türkiye’ye geleninde büyük bir kısmını İsmet İnönü içmektedir. Bu ilaç tek eksi yönü insanları çocuklaştırmasıdır. Fakat bu tesiri sadece Sağlık Bakanı bilmekte oda yalakalık yarışında geri kalmamak için kimseye söylememektedir. Bu durumda devrimle gittikçe çocuklaşmaktadır. Dahili ve harici düşmanlarımız Milli Şefi bir çocuk gibi kandırabilmektedirler. Bu sayede istedikleri tavizleri almaktadırlar.
Atsız, Batılaşacağız diye yapılan devrimlerin kültürümüze zarar verdiğini ve kendi kültürümüzü benimsemediğimize de değinmiş.
Hikayenin sonunda ise Halk, bu özüne uygun olmayan devrimlerden bıkar ve ayaklanarak İhtilal yapma kalkarlar. İnönü Bu ihtilalden kaçarken Z vitamini alamamakta bu nedenle normal haline dönmektedir. Etrafında yabancı kökenliler ( rum, yahudi,ermeni, kürd, rus) kaçarak Türk olanlar da Halkın tarafına geçerek İnönü’yü tek bırakmaktadırlar. Sonuçta İnönü kaçarken Kurtuluş savaşı yıllarında şanlı muhabereler verdiği İnönü meydanına iner burada şehitler onu kabul etmezler zira İnönü, hatıralarına sahip çıkmamış yabancılara peşkeş çekmiştir. Bu şekilde acı bir şekilde ölür.
Belirli bir siyaset ve tarih bilginiz yok ve gündemi de sıkı takip etmiyorsaniz. Kitabi anlamlandırmada zorlanabilirsiniz, fakat yakın tarih ve siyaset hakkında ilginiz ve bilginiz var ise bilakis çok seveceksiniz. Kesinlikle okumanızı öneririm.