ASILACAK KADIN / PINAR KÜR
Pınar Kür'ün tartışmalara konu olan Asılacak Kadın kitabı ilk defa 1979 yılında Bilgi yayınevinde basılmış 1984 yılında Can yayınları tarafından tekrar basıldıktan bir sene sonra " Halkın ar duygularını incittiği gerekçesiyle," toplatılmıştır
Roman ilk olarak Yargıç Faik İrfan Elveren'in çocukluğundan bugüne değin kadınlara olan bakış açısını içler acısı bir şekilde ele alır. Yargıç'ın bakış açısından bir kadının iş hayatında, toplumda yatfalanmakta olduğu etiketlerle bizi baş başa bırakırken toplumun en alt tabakasından en üste doğru gidilen yolda kadının hayat şartları, iffetinin, ailenin ve çevrenin durumuna bağlar
Her satır da değişen duygu durumu, karmaşık ama bir o kadar zorlu hayat şartlarıyla karakteri bugüne şekillenen Yargıç Faik İrfan Elveren'in bakış açısını okumak oldukça zordu.
İkinci bölüm okuması oldukça zordu benim için. İhtiyar bir adamın cinsel sapkınlıklarına maruz kalan Melek'in iç dünyası geçmişi kadar karışık ve bunaltıcıydı. Öyle ki onun için kurtulmak, kaçmak, özgürlük kelimeleri kendi hayatında hiç duymamışcasına görmezden gelmek zorunda kaldığı soyut anlamlardan başka bir şey değildi. Çaresizliği, görmüş olduğu işkenceler bizim ikinci sayfa gazetelerde sık sık duymuş olduğumuz haberlerden sadece bir tanesiydi. Küçük bedenin cinsel bir obje olarak görülmesi çaresizliğiyle her denilene boyun eğmesiyle mağduriyeti arka plana atılmış, anlaşılmaya çalışılmamış, aynı yaftalamalar iffetsiz olduğuna olduğuna dair bir kadın tarafından tekrar tekrar yüzüne vurulmuştu.
Ve romanın son bölümü... Bu bölümü Yalçın'ın bakış açısından olayları daha net daha akıcı bir şekilde okumaktayız.
Melek'i gördüğü ilk andan beri içine düştüğü duyguları anlamdıramayarak peşine takıldığı genç kadının gizemini çözmeye çalışan bir kahraman olarak görmekteyiz. Mağdur - kahraman ilişkisine ters yönde ilerleyen çoğu zaman başka erkeklerin Melek'e yaptıklarını yapan Yalçın'ın, Melek'le kaçma ihtimallerine ikna edememiş, her türlü yaklaşımlarına karşı bir türlü genç kıza ilişememiştir. Kurtuluşu ihtiyar bir adamın öldürmesiyle son bulacağını sanan genç adamın suçunu, Melek'in hayatı boyunca suskun kalmasına bianen idam sehpasına yol almasına neden olmasıyla bitmiştir...