·256 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Aralık 2025 03:00 Dalgalar, siz okurken sizinle bir olup ruhunuzu hem büyük bir esarete mahkum eden hem de zaten ruhunuzun içinde olduğu esaretten sizi kurtaran bir eser. Woolf'tan okuduğum Deniz Feneri ve Mrs. Dalloway'in yeteri kadar derin olduğunu düşünürken Dalgalar bana derin iç çekişlerle, titrek alınan nefeslerle ve dolu gözlerle geldi. Duvara bakarken sorgulanan bir hayat ve hiçbir zaman yanıt bulamayacağım sorular. Hepsi Dalgalar'ın bir getirisiydi ve kitap bitti, getirileri kaldı.
Neville'in çocukluğundan itibaren hep odalarda olan bekleyişleri, Louis'in aşağı hissetmesinden ötürü hep her şeyin üstünde olma çabası, Rhoda'nın hep kendine bir surat ve hayal dünyasında bir yaşam bulma gayesi, Jinny'nin hep çağıran, karşıdakinin de gelen olmasını istemesi, Bernard'ın Byron ile bir bütün oluşu, Susan'ın istediğini sandığı hayata kavuşması ama ihtiyacı olanın o olmadığını fark etmesi... Bir arkadaşlık hikayesinden öte, bir başlangıç ve sonuç kitabıydı tamamen.
Woolf'un hayatın evrelerini güneşin doğuşu, tepede oluşu, batışı, dalgaların yükselişi, kıyıya kırılışı üzerinden anlatması damağımda anlatılamaz bir haz ve hüzün bıraktı. Çünkü gerçekten... Hiç açılmayacak kapıları beklemedik mi biz hiç olmayacak odalarda? Ya da olduğumuz yere ait hissedemeyip oraya ait olmak için çevremizdekileri izlemedik mi? Böylece onların yaptıklarını yapıp anın içinde olabilecektik. Ama aynı zamanda dalgalar gibi kükremedik mi? Dalgalar gibi kükremeyecek miyiz ya da? Güneşimiz bir gün en tepeye ulaşacak ve bir gün batmaya karar verecek... Peki geriye ne kalacak? Bir iz ve bir ömür boyu üzerine yağdığımız okyanusun köpürmüş dalgaları.
Kitapta ölüm öylesine ani bir şekilde geliyor ki gerçek hayatı aratmıyor. Ben bunun bilerek yapıldığını düşünüyorum. Satır aralarında birden ilan edilen ölümler, hayatın kendisinde de bu şekildedir zaten. Bir şeyler hep göçer ve bir şeyler hep doğar. Düzen hep vardır.
Bana kaç nefes borçlusun bilmiyorum Woolf ve zihninde nasıl bir cehennemle boğuştuğunu hayal etmek bile istemiyorum ama bu eserler için minnettarım. Hem de çok.