·399 syf.····Okunma: 05 Aralık 2025 00:00 Bu roman bahtsız, acılarla dolu Meryem'in , Leyla'nın hikayesi. Aslında bu roman tüm Afgan kadınların ızdırap dolu hikayesi. Aslında bu roman tüm dünyanın en acınası gerçeklerinden biri.
Yazarın #k:119dan sonra okuduğum ikinci kitabı. İlk kitapda da, dönemin Afgan halkının zorluklarla mücadelesini, savaşı, acıyı, tacizi, ölümü anlatmıştı. Bu kitapda da aynısını görebiliyoruz.
Sovyet döneminde işgal edilen bir ülke, işgalin altında yaşamaya çalışan insanlar, iç karışıklıkları, iç savaş, yine acı çeken halk, erken yaşta evlendirilen kız çocuklar, çok eşlilik, koca şiddeti, gençliğini yaşayamayan kadınlar, haklarının alınması , açlık, cehalet, savaş, ölüm ve her kötü şey.
Onlarca acının içinde bir hayatta kalma mücadelesi.
Hikayeyi burada anlatmak istemem, sadece okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
Aşağıda paylaştığım iki alıntı bence kitabı özetlemektedir:
"Bizim payımıza düşen işte bu, Meryem. Bizim gibi kadınların. Biz katlanırız. Tahammül ederiz.
Sahip olduğumuz tek şey, bu yeteneğimizdir"
Sayfa-24
......
"Bunu öğren, kafana iyice sok, kızım," dedi Nana.
"Pusulanın hep kuzeyi gösteren ibresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da daima, mutlaka bir kadını gösterir. Her zaman."
Bunu hiç unutma, Meryem."
Sayfa-347
Bu kitap tüm kadınlarımızın sesi olsun.......