·200 syf.····Okunma: 04 Aralık 2025 00:19 Deniz…
İçinde iki ayrı dünya taşıyan, dışarıdan sakin görünse de zihninin derinliklerinde bir uğultuyla yaşayan adam.
Çocukluğundan beri biriktirdiği kırıklar, sessizce büyüttüğü acılar ve kendini suçlamaya alışmış bir kalbi var.
Ne olursa olsun “sebebi benim” demeye şartlanmış biri.
Onu hayata bağlayan tek ışık ise Canan.
Canan’ın varlığı, Deniz’in karanlığında açılan ince bir pencere gibi, ilk kez nefes almayı, yeniden güvenmenin nedemek olduğunu hatırlatıyor.
Ama asıl mücadele çok daha derinde…
Deniz yalnız değil, kendi içinden doğan karanlık bir yüzle yaşıyor: Canavar.
Korkuların, bastırılmış öfkenin ve geçmiş yaralarının gölgesinden doğan taraf.
Biri iyileşmek isterken diğeri onu sürekli geri çeken iki ses…
Hikâye boyunca bu çarpışmanın ağırlığı okura da çok güçlü aktarılıyor.
Deniz huzur ararken Canavar fısıldıyor.
Canan yaklaşırken Canavar şüpheyi körüklüyor.
Bir süre sonra Canavar da ustalasip, rol yapmaya , deniz gibi davranarak, bastırmaya casliyor.
Acaba insan,
İçindeki karanlıkla gerçekten barışabilir mi?
Canan’ın ışığı, Deniz’in çatlağı ve Canavar’ın gölgesi, kitabın her sayfasında birbirine dokunuyor.
N Harfi, herkesin içinde taşıdığı o görünmez savaşı tüm çıplaklığıyla hatırlatan bir hikâye.
Daha fazla detay vermek istemiyorum, çünkü hikaye insanı kendi gölgeleriyle baş başa bırakan satırlarda saklı.
Ve son sayfalarda… içimde hiç beklemediğim bir sızı bıraktı;
çünkü bazı iç savaşların kazananı olmuyor.
Bunu görmek, beni düşündüğümden çok daha derinden sarstı.