İlk etapta ayna, labirent, saat metaforları kitaba dair beklentimi oldukça yükseltti. Biliyordum ki 'bellek yitimi sonrası bir kimlik arayışı' okuyacaktım. İnsan istiyor ki yazar daha derine insin bir sayfa okuyup uzun uzun düşünelim ama maalesef ki olmamış. Dün ile bugünün mukayesesini ve geçmişi olmadan şimdinin puslu aynadan yansımasını Boratin'in satırlarından okuyoruz. Burhan Sönmez
Sürprizbozan
Boratin, trafiğin durduğu bir anda Boğaz Köprüsünden atlayarak intihara teşebbüs eder fakat ölmez. Kaburgası kırılır ve hafızasını yitirir. Bellek yitimi onu geçmişine ve bugününe yabancı kılar. Bu süreçte Bek onun yardımcısı olur. Boratin geçmişinden tedirgindir kötü birisi olma ihtimali onu irite eder. Kitabın sonunda Boratin neden intihar etmeye kalktı bilemeyeceğiz, Eylül ile neler oldu bilmeyeceğiz, bilmek zaten ne bizi ne de Boratin'i bir yere götürmeyecek. Bu sorulara cevap bulmak için okursanız tatmin olmazsınız. Cevap bulmayı beklemeden okumanızı tavsiye ederim.