Gönderi

Puan vermedi·132 syf.··
2025 171. kitabı
Türk öykücülüğünde insanı ve yaşamın sıradan anlarını en ince ayrıntısıyla gözlemleyen ustalardan biridir benim için Sait Faik. Öykülerinde büyük olaylar yerine gündelik yaşamın küçük kesitleri, denizin, adaların, İstanbul sokaklarının ve insanların sessiz duygularını ön plana çıkarmasını çok seviyorum. Mesela küçük bir çocuğun yarım kalmış bir gülüşünü öyle güzel anlatır ki karşınızda sanki öyle bir tablo varmış gibi hissedersiniz. Dolayısıyla onun öykücülüğü yalnızca bir anlatı değil, yaşamın içerisindeki sıradan anların aslında şiirsel bir dille edebi dünyaya kazandırılmasıdır kendi adıma. Kumpanya yalnızca bir tiyatro sahnesi değil öncelikle ismiyle ilgili başlayan tartışmanın, insanın gizli saklı kalmış duygu ve eylemlerine dönük her şeyin birbirine nasıl dokunduğunu gösteren bir güzergaha dönüşmüş anlatısıdır. Diğer yandan insanların toplumsal olaylar karşısındaki tutumlarını ve küçük zaaflarını hatırlatır. Öyküdeki karakterler, insanın gündelik telaşı içinde kendi çıkarları, merakları ve endişeleri ile hareket ederken, gerçek yaşamdan ne kadar çok detay var diye düşünmeden alamıyorsunuz kendinizi. Kriz öyküsünde mesela insanlığa dair çok hoşuma giden ve düşündüren bazı cümleler üzerine her seferinde düşünürüm. Ayakkabısı olmayan, önlüğü olmayan sonra annesinin yaptığı önlüğe yakasının beyazını bulamayan bir çocuğun okula gidememesi içinizi acıtıyor. Sadece o da değil yazarın anlattığı karakterin üzerinden her seferinde farklı bir Necmi belirir zihnimde, bir de Cibali Yokuşu… Daha çok yaşasaydı kim bilir daha ne öyküler yazacaktı diye düşünüyorum her zaman. Yaşamın farklı dönemlerinde tekrar tekrar okuduğumda anlamı değişiyor benim için her seferinde öykülerin.
Edebiyat
KumpanyaSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20252,048 okunma
·
81 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.