Puan vermedi·320 syf.····Okunma: 07 Aralık 2025 22:40 Saramago, insanların bir anda kör olması üzerinden aslında “körlüğün gözle değil vicdanla” ilgili olduğunu öyle net gösteriyor ki.
Hikâyede beni en çok vuran şey, insanların düzen bozulunca ne kadar hızlı dağılabildiği… Bir anda herkesin en ilkel hâline dönmesi, bencillik, panik, korku… Yani “insan insanın aynasıdır” klişesi burada karşımıza çıkıyor.
Bir de “gören kadının” varlığı… Herkes körken onun ayakta kalmaya çalışması, hem güç hem yük.
Kitap genel olarak ağır ilerliyor ama bu ağırlık özellikle verilmiş gibi, çünkü o kaosu, o çaresizliği gerçekten hissettiriyor. Okurken rahatsız oldum, sinirlendim, düşündüm… ama zaten kitabın amacı da tam olarak bu bence: “Biz gerçekten görüyor muyuz?” diye sordurtmak. Kısacası; çok ferah bir okuma değil ama insanın içini açmayan kitapların da bazen ruha iyi geldiğini düşünüyorum. Körlük, insan doğasına aynadan daha net bakmak isteyen herkese göre.