·464 syf.····Okunma: 09 Aralık 2025 15:54 Merhabalarr
Evren.... İstanbul'un kalabalığında kendine bir yol açmaya çalışan, yirmili yaslarının başında, sinema okuyan ama kelimelere vurulmuş bir genç Aslında yönetmen olma hayaliyle basladığı üniversite hayatı, icindeki edebiyat tutkusunun giderek büyümesiyle bambaska bir yöne evriliyor. Üçüncü sınıfta bir gün uyanıyor ve kendi kaderine tek bir cümleyle yön veriyor: "Ben yazar olacağım."
Ailesinin desteğiyle Amsterdam'a yüksek lisansa gittiğinde, arkasında bıraktığı şey sadece İstanbul değil; alıştığı ritim, bildiği sesler, ezberlediği yüzler.. Her sey bir anda değişiyor. Ama o, bu değisimi hayatının merkezine alarak ilerliyor. Bir yanda Münih'te yaşayan sevgilisi Ela'nın heyecanı, bir yanda yeni sehir, yeni insanlar, yeni kültürler...
Amsterdam'ın ilk günden itibaren Evren'e sunduğu en büyük sürpriz ise oda arkadası Tomasz oluyor. Kanada'dan gelmiş, felsefeye gömülmüs, düşünmeyi nefes almak kadar gerekli gören bir genç adam. Evren yazmaya çalışırken Tomasz varoluşu tartışıyor; biri kelimeleri inşa ederken diğeri kavramları yıkıp yeniden kuruyor. Bir süre sonra Tomasz'ın Sharon adında bir kız arkadaşı oluyor ve o küçük öğrenci odası üç kisiyle bir evrenden farksız hale geliyor: kahkahalar, tartışmalar, kırılmalar, fikir çarpışmaları..
Ta ki Theo van Gogh'un öldürüldüğü o güne kadar. Şehrin sokaklarındaki tedirginlik, insanların bakıslarındaki değisim, yabancıların kendi icine çekilişi.. Hepsi Evren'in zihninde büyük bir soruyu uyandırıyor: Başka bir ülkede, başka bir dünyanin ortasında "gerçekten kim?"
Artık sadece bir ögrenci ya da genç bir yazar adayı değil; göçmenliğin ağırlığını omuzlarında hisseden biri.Diller, kültürler, kimlikler arasında sıkışıp kalmış bir genç
Bu roman, genç bir yazar adayının hem kendisiyle hem dünyayla yüzleşmesini anlatıyor. Göçmenlik duygusunun ağırlığı, yeni dostlukların ışığı, kayboluşun içindeki yaratıcı kıvılcım... Hepsi Evren'in kaleminde birleşiyor. SEVDİM
Kitapla kalın