Puan vermedi·464 syf.····Okunma: 10 Aralık 2025 01:21 Bu seri var ya, gerçekten herkese göre değil. Hatta bazen diyorum ki: “Acaba Updike bu karakterleri özellikle mi böyle yaptı?”
Cevap: Evet.
Karakterler antipatik, c*nsellik çiğ, kadın betimleri desen aman Allahım!
Ben de dedim ki: “Bu insanlar kim ya? Bunlara roman kahramanı mı deniyor?”
ChatGPT’ye içimi döktüm, o da bana hak verdi.
“Updike c*nselliği er*tik yazmaz,” dedi,
“kirli, mekanik, rahatsız edici yazar.”
Ben de: “Tamam, demek sorun bende değilmiş,” diye rahatlattım kendimi.
Meğer midemin kalkması Tavşan'ın ruhundaki çürümenin bir yansımasıymış.
Bu seri, modern edebiyatta “okurun konforunu bozarak karakteri tüm çıplaklığıyla gösteren romanlar” kategorisine giriyormuş.
Evet, hissettiğim tüm rahatsızlık bilimsel temellere dayanıyormuş yani.
Gelelim serinin üçüncü kitabı Tavşan Zengin Oldu’ya.
Bol ödüllüymüş, en olgun ve en dengeliymiş.
E iyi, çünkü diğerlerinde denge falan yoktu zaten.
Aynı yıl hem Pulitzer’i, hem National Book Award’ı, hem de National Book Critics Circle Award’ı almış.
Tavşan bu kitapta artık zengin.
Ama hâlâ kendisi. Yani “parayı bulursun ama karakteri bulamazsın” atasözünün yürüyen karşılığı.
Kayınpederinin Toyota bayisi sayesinde sınıf atlamış, 46 yaşına gelmiş, ama hâlâ doyumsuz, hâlâ bencil, hâlâ kafasında absürt fantezilerle gezen bir adam.
Çokça oğlu Nelson'la ilişkileri var kitapta. Tavşan'ın mini versiyonu.
Kitap bir yandan da 1970’lerin Amerika’sını veriyor; petrol krizi, orta sınıfın şişmesi ve patlaması, tüketim çılgınlığı, bitmek bilmeyen ırk meseleleri.
Hepsi Tavşan ve ekibinin tuhaf hayatı içinde parıldıyor.
Seriye sinir ola ola devam ettim.
“Bu insanlar daha ne yapabilir?” merak uyandırıyor çünkü.
Şimdi son kitap Tavşan Huzura Erdi kaldı.
Onu da okuyunca belki ben de huzura ererim. Henüz alamadım ama… Amazon’un kendisinin satıcı olmasını bekliyorum; belki o zaman fiyatı görünce kitabı okumadan huzura ererim. :)