Gönderi

Puan vermedi·64 syf.··
2018 45. kitabı
Zweig’in beynini gerçekten çok merak ediyorum. Hikayelerini bitirir bitirmez şiddetli bir baş ağrısıyla mücadele etmek zorunda kalıyorum. Hezeyanlarını her satırına işlemiş. Üç hikayesini okudum ve üçünün de giriş konuları aynı. Olaylar farklı ama karakterler aynı. Takıntılı , saplantılı insanlar ve nikmetse aynı insanlar incir çekirdeğini doldurmayacak sebeplerden dolayı anlatılan karaktere, nesnelere hayatları pahasına bağlanıyorlar. Aydınlıkla anlatılan siyah gibi; güzel gösterilmiş opsesyon. Kitabı okurken duygusalmış, güzelmiş gibi geliyor ama bitip de üzerine düşündüğünde iyi de neden böyle olsun ki demekten kendini alıkoyamıyorsun. Normal olan bir insan böyle yapmaz düşüncesi bir başka kitabına başlamama engel oluyor nedense. Halbuki bir önceki incelememde hepsini okumak istiyorum demiştim. Bilemiyorum Zweig farklı bir yazar. Kitap bittikten sonra gördüğünüz saçmalıkları okurken hissettirmeyecek kadar başarılı olduğunu kabul ediyorum. Ama araya bir kaç farklı kitap almadan bir daha okuyacağımı sanmıyorum. Kitaba gelince; adını bilmediğimiz gizemli bir doktorun adını bilmediğimiz, gizemli bir beyaz kadına duymuş olduğu hayranlığı sonucunda yakalandığı Amok sendromunu anlatıyor. Çabucacık bir solukta bitirdim ama bilseydim yine de okur muydum bilmiyorum. Okuyun ya da okumayın demeyeceğim çünkü ben hep derim; yoldaki tabelaları bile okuyun :)
Edebiyat
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,6bin okunma
·
2 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.