Puan vermedi·232 syf.····Okunma: 10 Aralık 2025 21:02 Bir Ikea Dolabında Mahsur Kalan Hint Fakiri'nin Olağanüstü Yolculuğu kitabını okuduktan sonra bu yazarın diğer kitaplarını da okumalıyım demiştim hemen. Aslında kitabı müthiş bir keyifle ve bir çırpıda okudum ancak dikkatimi çeken cümleleri ve kitaba dair düşüncelerimi yazıya dökmek biraz zamanımı aldı. Yazarın kaleminden çıkan her detay öyle özel ki seçilen karakterlerin isimleri dahi yüzünüzde bir tebessüme vesile oluyor. Eyfel Kulesi Kadar Kocaman Bir Bulutu Yutan Küçük Kız isimli bu romanın ismi kadar karakter de şahsına münhasır: Yedi aylıkken yürümeye başlayıp altı parmaklı ayağıyla dünyaya gelen, oldukça hareketli, zeki ve ismiyle müsemma bir iş yapan "kadın" (!) postacı, güzeller güzeli Tebligat Noktagil... Hikâye, Tebligat ve Fas'ta yaşayan Zehra'nın yollarının kesişmesiyle başlıyor. Zehra nefes almasını imkânsız hâle getiren bir akciğer hastalığının -kistik fibrozis- pençesinde olan, gökyüzüne ve yıldızlara meraklı, oldukça zeki bir kız fakat onun bu sevimsiz hastalığının "Eyfel Kulesi Kadar büyük bir balon" (tam 324 metre!) yutmasına benzetilmesi, yazarın zekasından geliyor biraz da. Tebligat'ın Zehra için, ona hızlıca ulaşmak ve kavuşmak için yaptıkları ise takdir edilesiydi. Bunların arasında uçmak olsa bile! Evet yanlış duymadınız çünkü bir annenin çocuğu için yapabilecekleri nice fantastik hikâyeleri bile geride bırakır, hayal gücünün sınırlarını zorlar. Ajatashatru'ya yazılan sonun aksine Tebligat beni hüzne boğdu. Yine de yaşanan tüm acıların, ayrılıkların, ölüm ve belki buruk kavuşmaların yazarın tatlı üslubuyla yumuşatılmasını, yine yazarın zekice esprilerini, kelimelerle dans edişini, en acı olaylara bile bambaşka bir gözle bakmamızı sağlamasını bir kez daha çok sevdim ve Zehra'nın yıldızlarla bezeli ve BULUTSUZ bir gökyüzü gördüğü o rüyasını...