Peter HandkeÇocuğun Öyküsü adlı öyküsünde bir çocuğun öyküsünü anlatırken; o çocuğun hayat sekansında etki eden bireylerin de varoluşuna dairde açıklama da bulunmuştur.
Çocuğun varlık dünyasına gelişteki etmenleri olan ebevnlerin kitapta hiçbir şekilde isimlerinin geçmemesi hatta çocuğun dahi çocuk diye geçirilmesi ve bir kız çocuğu olduğunun kitabın ortalarına doğru anlaşılması bir çocuğun yaşamak denilen eylem ve erdem bağlamındaki yerine dair de genel geçer bir bilgi sunmaktadır. Özellikle ilahi bakış açısının hakim olduğu eserde; anne-baba kavramının yerine yetişkin denilmesi, ve annenin babayla boşanma gibi bir eylem olmamasına karşın ayrı yaşaması okuyucunun zihninde boşanma eyleminin tıpkı çocukların zihninde boşanma kavramıyal sadece ayrı yaşıyorlar düşüncesine de gönderme olabilir.
Yer yer çocuğun dilsel gelişiminin gecikmesi, özel bir çocuk olması ve bu durumla sadece yetişkin olarak babanın ilgilenmesi de çocuğun zihninde yetişkin anne formulüne de bir ayrıklık ve ayrılık sunmakta denilebilir.
Çocuğun eğitim hayatındaki zorluğu ve akran zorbalığınn göstergeleri de çocukların ne kadar zorba ve tıpkı hayatta kalmaya çalışan hayvanlar gibi eylemlerde bulunmasını da gösteriyor. Bu konuda Johan Huizinga'ın Homo Ludens kitabına atfen düşünüldüğüyse; taklit ve oyunla öğrenen çocukların görüngüsel olarak çektiği figür sıkıntısı çocuğu hayatın ve yaşamın içinde zorlanacağının da anlatımını okuyucuya alttan alta vermektedir.
Sonuç olarak; Peter HandkeÇocuğun Öyküsü kitabında bir çocuğun yaşamak serüveni içindeki hem bilişsel hem zihinsel hem kalbi hem de eylemsel olgu ve olaylarda figür sorunsalı çocuğun nasıllığını ve neliğinin etkisinden söz etmektedir. Böylelikle ebeyvn olmanın asıl öznesi ve yüklemi olan çocuk için hayata hazırlanmanın ilk yeri olan aileninde önemine vurgu yapılmıştır. Çünkü aile olmak hem bireysel hem de toplumsal doneleri dikkate almayı gerektirir. Sadece hazlarıi mutlulukları yasal yolla yaşamak değildir.