Rina’nın kaleminden çıkan en duygusal çift…
9/10
·464 syf.··
2025 109. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2025 22:13
Nereden başlayacağımı bilemiyorum ama sonunda saran, gece gündüz okumak için can attığım, inanılmaz akıcı bir kitap okumak çok iyi geldi. Rina şaşırtmıyor bu kadının dilini çok seviyorum. Bu kitabı aylardır bekliyordum ve beklediğime değdi. Çok sevdim ama eleştireceğim çok yönü var… Duygusal puanladığımı baştan belirteyim. Öncelikle Jude’a buradan teşekkür etmek istiyorum uzun zamandır bana yastık yumruklatan erkek karakter okumamıştım. Kendisini okurken çok kez yastık yumruklamış olabilirim tabii ki çok salaktı ama aynı zamanda çok tatlıydı ne yapalım işte motorcu, sürekli öfkeli, hokey oynayan, yakışıklı erkek karakter aşık olunca içimiz gidiyor. Violet fazla duygusal, fazla içine kapanık, fazla iyimser biriydi yaşadıkları beni çok üzdü ama bir noktada onunla gurur duyuyorum çünkü kendisini çok güzel aştı. Preston’la ilişki çok tatlıydı aynı abi ve kız kardeş gibi geldiler gözüme onları daha fazla okumak istiyorum. Şimdi gelelim eleştireceğim noktalara… Yani Violet’ın komada kalması ve bu süreç kitapta çok kısa işlendi ama hatırladığım kadarıyla bu durum Beautiful Venom kitabında çok önemliydi ama bu kitapta sanki önemsiz bir şeymiş gibi lanse edilmesi bana tuhaf kaçtı. Sonrasında olan olaylarda çok hızlı bir şekilde gelişti Preston’ın sahte ölümü çok saçmaydı bence hiç üstünde durulmadı bile cenaze töreni yapıp geçtiler. Violet’ı sürekli öldürmek isteyen kişilerinde Preston’ın ailesi olması bana aşırı geldi ya kim sırf aileye giremesin diye torununu sürekli öldürmeye çalışır ki bu zenginler ne yaşıyor? Kızın zaten bir sürü derdi varken ne yapsın sizin tuhaf ailenizi. Preston’ın ölümüne tekrar gelecek olursam çok absürttü sonrasında Marcus’un hastaneye gelmesi onun için üzülmesi hatta katilini bile öldürmesi ama kimsenin de bu adama “sen bunları niye yapıyorsun?” dememesi çok normalmiş gibi karşılaması saçmaydı. Bu arada bunu söyleme sebebim Preston ve Marcus’un birbirlerinden nefret etmesi yani Preston bir sahnede Marcus’un motorunu bile yakıyor. Bu ikisi bu haldeyken kimsenin Marcus’un bu aşırı endişeli ve öfkeli tavırlarını normal karşılaması absürttü. Sonra Jude ve Violet’ın potansiyeli harcanmış evet, duygusal sahneleri çok sevdim ama Jude, Violet’ın peşine öldürmek için düşüyor ve kıza sürekli bunu hatırlatıyor ama Violet en ufak bir endişe bile hissetmiyor. Violet’ın Jude’u sürekli sineye çektiğini düşünüyorum durum böyle olunca aralarındaki ilişki sanki zorlamaymış gibi geldi. Hep aynı şeyler oldu… Jude, Violet’ten uzaklaştı sonra geri döndü sonra Violet, Jude’dan uzaklaştı sonra geri döndü. Hep tekrara düştüler bu durum benim hoşuma gitmedi. Violet zaten en ufak bir ilgiye aç olan bir kız bu yüzden Jude ne yapsa tamam olacak. Bilemiyorum çok tatlılardı ama bazı noktalarda samimiyetleri boş ve kasıntı geldi bunun sebebi olayların çok hızlı bir şekilde işlenmiş olması olabilir. Ve son olarak Violet’ın Preston’ın teyzesi çıkma saçmalığı yaaaanniii kardeş çıksalar tam yerinde olurdu ama teyze ne ya? Zaten oradaki olayları hiç anlamadım ben Violet nasıl Preston’ın teyzesi çıktı? Yok yok benim kafamda kesinlikle kardeşler. Fazla aceleye getirilmiş bir kitap olduğunu düşünüyorum potansiyeli harcanmış. Ama kesinlikle ilk kitaptan daha çok sevdim. Jude’un bir yerlerden eski takılma cart curt da çıkmadığına sevindim. Sonunda ya erkeği sadece başrol kadınla görüyoruz. Ama Jude’un kıskançlıkları çoook tatlıydı. Marcus… Belalım yaban çiçeğim belalım aşkım gerceğim benim… Preston’la ilişkisini çok merak ettim onları hemen okumak istiyorum. Xoxo
Sweet VenomRina Kent · Bloom Books · 202530 okunma
·
118 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.