Selam yıldızlarım! Bugün size aşk dolu bir çiftin masalını anlatan Bir Mimoza Masalı serisinin 2. kitabı “Kuzey Rüzgarı” ile geldim. Gerçekten de kitap rüzgar gibi geçti içimizden. Kafam kadardı ama yine de bir günde bitti diyebilirim :) Onları okumayı özlemişim gerçekten
Normalde aşk yoğunluklu kitap okuyamam ki ilk kitap öyleydi. Ama bu kitapta artan olaylar ayrı bir keyif kattı hikayeye bence. Rüzgar ve Mimoza’nın hikayesini seviyordum zaten ve bunda araya dahil olan kaotik geçmişler bambaşka bir seviyeye taşıdı kitabı. Ortaya çıkanlara ayrı, yaşananlara ayrı şaşırdım. Ara ara bölümlerde Leyla ve Liza’nın koşturmacalar içinde kendilerine pay çıkarttıkları eğlenceler bunlara renk kattı diyebilirim. Poyraz’ı zaten seviyordum, öfkesine hak veriyordum fakat bu kitapta öfkeden çok korkusunun olması çok farklı hissettirdi. Önceden gitmesini, canı yansa bile seyreden adam; iki adım öteye gitti diye korkudan aklı kalır hale geldi resmen. Onun rüzgarıyla kaybolup gitmesini istemediği mimozaları var artık. En güzel tarafı da her ikisinin de bunun kıymetini bilmesi. Her sahnede bunu okumamız, hissetmemiz çok hoştu.
Yağız’a olan öfkemin usul usul sönüşünü seyrettim kitap boyunca. Hatta yetmedi Leyla sayesinde (belki biraz da Doğan) ona sempati bile duydum diyebilirim. Hala içimde bir kırgınlık var baki kalacak olan; lakin zamanla ve değer verdiklerini koyduğu yerleri gördükçe Mimoza gibi affedici olmak gerektiğini fark ettim denebilir.
Ama hayatta affedilmesi imkansız olan hatalar da vardır ne yazık ki. Hele bir de geri dönüşü imkansız olan hatalar yapılınca, insan neye uğradığını şaşırıyor adeta. Kitap sonları tam olarak böyle denebilir. Alınan bir mesajla koca dünya yıkılır da altında mı kalınır demeyin. Sadece altında kalınmaz orada yaşam kurar ama yaşamın zerresini hissedemez insan. Liza’nın geldiği hali daha iyi tarif edemezdim galiba. Çünkü yaşanan o olaydan sonra bu hale gelmesi o kadar beklendikti ki tersi olsa şaşardım. Belki de bu yüzden sonda olan o hamleyi bekliyordum. Bardak taşmış etrafı su içinde bırakmıştı sanki ve birinin o bardağı alıp boşaltması gerekiyordu ki yeniden doldurabilsin; bu kez daha tedbirli bir şekilde. Bakalım o sondan sonra bizim aşıkları daha neler bekleyecek…
Aşk dolu bir hikaye, kaybedilen zamanlar, karmakarışık koca bir geçmiş, birbirine kıymet veren insanlar ve bir kıymeti dahi çok görenlerle dolu bir seri. Okurken duygudan duyguya sürükleneceğinize eminim. Bence bir şans verin, pişman olmasınız. Dipnot: Yetişkin içerikli yerler seride mevcut, bilginiz olsun.