José Mauro de Vasconcelos’un yarı otobiyografik romanlarından biridir ve Zezé’nin ergenliğe geçiş sürecini anlatır.
Yoksulluk içinde büyüyen Zezé’nin artık çocukluktan çıkıp hayatın sert gerçekleriyle yüzleşmesini konu alır. Hayal gücü güçlü, duygusal ve “delifişek” yapılı Zezé; ailesinin ilgisizliği, çevresindeki adaletsizlikler ve yalnızlık duygusuyla mücadele eder. Çocuklukta ona sığınak olan masum hayaller yerini acı, öfke ve sorgulamaya bırakır.
Zezé, bu süreçte sevgi eksikliği, toplumsal eşitsizlik, büyümenin getirdiği sorumluluklar ve kayıp duygusu ile tanışır. Hayat onu erken olgunlaştırır; ama içindeki sevgi arayışı ve umut tamamen kaybolmaz. Roman, Zezé’nin kırılgan ruhunu ve sertleşen dünyaya karşı verdiği içsel mücadeleyi etkileyici bir dille aktarır. Toplumun birey üzerindeki etkisi ve çocukluktan ergenliğe geçişin çok güzel anlatıldığı bir kitap.