·56 syf.··Beğendi
···Okunma: 31 Temmuz 2017 00:00 Yine kahramanı kadın olan bir Zweig kitabıyla başbaşayız. Zweig kadın psikolojisinden iyi anlayan bir yazar. Aslında genel anlamda psikoloji uzmanı diyebiliriz ona. Bu kitabında da asilzade olan Madame de Prie'nin gözden düşmesiyle ortaya çıkan psikolojik etkileri çok iyi analiz edip yazmış. Diğer kitaplarına oranla daha az sevdim bu kitabı. Kısa olmasına sevindim. Çünkü konuyu ilgi çekici bulmadım. Zaten kitabın sonuna doğru da umutla bir sürpriz ile karşılaşırım diye beklerken hiç şaşırabileceğim bir son olmadı. Açıkçası başarılı kadın psikolojisi analizini saymazsak hayal kırıklığına yakın bir kitap diyebilirim. *** Madame de Prie XV. Louis döneminde yaşamış güçlü, zengin ve aristokrat bir kadındır. Her istediği yapılmış, şımartılmış, üstlerde makam sahibi ve erkeklerin gözdesi olmakla birlikte kralın da kendisine manevi borcu vardır. Ancak hiç ummadığı bir anda kral tarafından Normandiya'ya sürgüne gönderilir. Sürgüne gönderildiğinden bihaber olan Madame de Prie ilk günler buranın tadını çıkarmaya çalışır. Ancak zaman geçtikçe sıkılmaya başlar. Buna istinaden Krala bir mektup yazar. Cevapta israf yaptığından dolayı sürgüne gönderildiğini öğrenince burada çok daha fazla zaman geçireceğini anlar. Psikolojik olarak çöker bunalıma girer. Eski günlerini özler ve bunun için kendisine bir metres bulur. Partiler düzenler. Sonunda son bir parti planlar. Burada kendisinin ölüm kehanetini açıklar. Ona göre kimse bu sayede onu unutmayacaktır. Parti gelir çatar. Ölüm tarihini söyler. Herkes bu kehanetten ötürü onu alkışlar. Ve tarih gelip çattığında zehri yer ve acı bir şekilde ölür. Trajik olan ise intihar ettiği gün başkentte çok önemli bir gösteri vardır. Bu yüzden kimse onun kehanetini hatırlamaz.