Sonun mutlu sonla biteceğini bildiğim, birkaç damla gözyaşı akıttığım olağan üstü bir romantizme ihtiyacım varmış ki severek okudum. Normalde royality sevmem. Okunmamis bir cok romantik kitaplarım da var. Bu seride uzun süredir kitaplığımda küfleniyordu resmen. Neyse ki tam zamanıymış ki bir solukta okudum. Hatta bu seri ile ilgili beklentim hiç yoktu. Belki o yüzden daha iyi geldi.
Wessco Prensi Nicholas ile Manhattanlı kafe çalışanı Olivia'nın hikayesi.
Kitabin başında ki aralarında gelişen diyaloglar her ne kadar klişe dolu olsa da eğlenceliydi. Olivia'nın halden anlayan tarzını sevdim. Davranışları gercekçiydi. Sonlarının ne olacağını bilerek çıktıkları yolda belki Olivia biraz fazla affediciydi. Bunacragmen ben karakterini sevdim. Nicholas için üzüldüğüm yerler de oldu fakat sona doğru topalasa da olanlardan dolayı biraz gözümden düştü. Yan karakterleri ise sevdim. Özellikle Franny'i çok sevdim. Kendi hikayesini anlattığı sahne kalbime dokundu. Biraz zamanı geçmiş bir hikaye, bol yetiskin içerik ve buram buram nostalji kokuyor. Bunları seviyorsanız şans verin....
Asil TeklifEmma Chase