·78 syf.····Okunma: 11 Aralık 2025 00:00 Molière’in Don Juan’ı, aşkı, inancı, ahlakı ve toplumsal ikiyüzlülüğü sorgulayan; okurken hem güldüren hem de “bir dakika ya…” dedirten bir oyun. Hikâyenin merkezinde, hiçbir kurala boyun eğmeyen, bağlanmaktan nefret eden, kadınları sadece fethedilecek birer hedef olarak gören Don Juan var. Onun için hayat, sınırları zorlamak ve her şeyi alaya almak demek.
Don Juan’ın karşısında ise en sevdiğim karakterlerden biri olan Sganarelle duruyor.
Sganarelle efendisinin bütün yaptıklarına karşı ama bir o kadar da ondan korkan, vicdanlı ama cesaretsiz bu uşak karakteri, oyunun hem mizahını hem de eleştirel yönünü güçlendiriyor. Yani bir yandan Don Juan’ın yaptıklarını sorguluyor, bir yandan da ona karşı çıkamıyor. Bence Molière, toplumun susan tarafını en iyi Sganarelle üzerinden anlatmış.
Oyun boyunca Don Juan’ın kadınlara, dine, ahlaka ve toplumsal değerlere karşı umursamaz tavrını izliyoruz. Ama mesele sadece bir “çapkınlık” hikâyesi değil; aslında ikiyüzlülük, sahte dindarlık ve çıkarcılık çok sert bir dille eleştiriliyor. Molière bunu öyle ustaca yapıyor ki, kahkaha attığım bir sahnenin hemen ardından rahatsız edici bir gerçek yüzüme çarptı...
Kısa ama dolu dolu, hem düşündüren hem de eğlendiren bir klasik. Don Juan’ı okurken insan ister istemez şu soruyu soruyor: Asıl tehlikeli olan Don Juan mı, yoksa onun yaptıklarına sessiz kalanlar mı?