#şimdiningücü
”Yaşamın sırrı, ölmeden ölmek ve ölüm diye bir şeyin olmadığını görmektir.”
İnsanoğlu, zihnin elinde bir oyuncaktır. Gerçek varlığa ulaşabilmesi için iç sesine, yani doğru bilince ulaşması gerekir. Kaygılar, acılar, üzüntüler… Hepsi birer illüzyondur. Geçmişin oyunu, geleceğin takıntısı derken, insan gerçeği — anı — kaçırır.
Sessizliğin içinde bazen kaybolur insan. Bir an gelir ve iç huzuru hissedersin. Bunu yaşamak zor olsa da, zihnin kontrolünden çıktığın anda varlığınla, yani gerçekliğinle tanışırsın. Bu his muhteşem bir tat, saf bir huzurdur.
Uzan ve organlarını düşün: ellerini, ayaklarını, kalbini… Bir dakika boyunca onları hisset. Varlığını tanımaya çalış. Vücudunun, organlarının sana söylemek istediklerini dinle. O zaman “anın” tadını keşfedeceksin.
Yazarın gençlik döneminde yaşadığı içsel sıkıntılar ve kaygılar, sonrasında ise yaşadığı ruhani bir aydınlanma bu eserin doğmasına vesile olmuştur. Eser, soru-cevap biçiminde ilerler.
”Tolle’ye göre mutsuzluk, fiziksel bir hastalıktan bile daha hızlı yayılır. “
”Gerçek sevgi ise insana ıstırap vermez. “
Hayatın sahteliğine kapılıp gidiyoruz; bu kitap benim için bir uyanış gibi oldu. Spiritüel kitaplar herkesin ilgisini çekmeyebilir ama ben okurken huzur ve farkındalık hissettim.
”Sıkıntı, kızgınlık, üzüntü ya da korku… Bunlar bize ait değil; insan zihninin ürünleri. Hepsi gelip geçici. Gelip geçen hiçbir şey bize ait olamaz. Gerçek değişim, dışımızda değil, içimizde meydana gelir.”
Şimdi'nin Gücü