Gönderi

Puan vermedi·368 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
zamir #hakangünday Sınırları zorlayan bir romanla geldim, sevgili okurlar. Hakan Günday kitaplarını daha önce okuyanlar bilir; insanı dağıtır, allak bullak eder, sarsar. Zamir de bu geleneği bozmuyor. Okurken korkunun ve endişenin damarlarımda dolaştığını hissettim. Kitabı kapattığımda ise tek bir duygu kalmıştı: ağır bir vicdan muhasebesi. Peki, “Herkese tavsiye edilir mi?” İşte orada durmak lazım. Çünkü Hakan Günday edebiyatı kolay kolay herkese hitap etmez. Onun dünyasına girmeden önce yazarın tarzını, sertliğini, gerçeğin karanlık yüzünü anlatma biçimini araştırmakta fayda var. Romanın kahramanı Zamir. İsminin anlamı, “vicdan.” Türkiye-Suriye sınırında kurulu El-Aman Mülteci Kampı’nda meydana gelen patlamadan kurtulan bir bebek hayatta kalmıştır ama yüzünü ve ruhunu orada kaybetmiştir. Daha doğar doğmaz ölümle burun buruna gelen bu çocuk, yaşamı boyunca insanlığın vicdansızlığıyla sınanacaktır. Zamir’in yolculuğu El-Aman’dan başlayıp İstanbul’a, Amerika’ya, Almanya’ya, Afrika’ya, İsrail’e ve Mekke’ye uzanır. Bu yolculuk sadece mekânlar arasında değildir; aynı zamanda insanlığın vicdanının sınırları arasında da bir gezintidir. All for All Vakfı’nın yardım kampanyasının yüzü olur ama ironik biçimde yüzü olmayan bir kahramandır. Zamir, ruhunun yok oluşunu bazen yüzündeki çirkinliğe, bazen de insanların acımasızlığına bağlar. Aslında tüm arayışı, kaybettiği yüzünü değil; sevgiyi bulmaktır. …”“bu dünya öyle bir yer ki... sizi barıştıran her kimse, savaştıran da odur!” sf339 Hakan Günday, Zamir’de bize ne anlatıyor? Aslında çok şey. Mülteci olmanın ötesinde “insan” olmayı sorguluyor. Yüzü parçalanmış bir çocuğun hikâyesi üzerinden bize kendi vicdanımızın yüzünü gösteriyor. Belki de en çok sorduğu soru şu: Gerçekten ne kadar insanız? … Zamir
ZamirHakan Günday · Doğan Kitap · 20216,2bin okunma
·
30 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.