Düyşen elimi sıkarak titreyen sesiyle, «Eh! Ayrılık zamanı geldi!» dedi. «Sana mutluluklar dilerim. Oku! Durmadan oku!» Ağladığım için konuşamıyordum. Düyşen gözyaşlarımı sildi. «Ağlama Altınay! Bak sana ne söyleyeceğim. Hani seninle iki fidan dikmiştik ya, onlara gözüm gibi bakacağım. Bir gün ünlü bir kişi olarak köyümüze dönersen, ne kadar gelişip güzelleştiklerine şaşıracaksın!» Tren yanaşmıştı o sırada. Vagonlar gıcırtıyla durdu. «Vedalaşalım artık!» dedi Düşen. Beni kucakladı, alnımdan öptü. «Hoşça kal! Yolun açık olsun yavrum! Hiçbir şeyden korkma, yürekli ol!»İlk ÖğretmenimCengiz Aytmatov