Sarıyaz kitabını okurken bana en çok hissettirdiği şey, parçalı gibi görünen hayatların aslında tek bir duyguda birleşmesiydi. Kitap hikaye hikaye anlatılıyor ve her bölümde farklı insanlar, farklı olaylar ve farklı ruh halleriyle karşılaşıyorsunuz. Başta bu hikayeler bağımsızmış gibi görünse de ilerledikçe hepsinin sarıyaz günü etrafında anlam kazandığını fark ediyorsunuz. Bu da kitabı sıradan bir öykü kitabı olmaktan çıkarıyor.
Bence yazarın en güçlü yanı, sarıyaz gününü sadece bir tarih olarak değil, bir hatırlama ve yüzleşme günü gibi ele almasıydı. Her hikayede karakterlerin geçmişlerini, pişmanlıklarını ya da umutlarını okudum. Anlqdım ki bu gün kimi için bir kaybı, kimi için bir kırılma anını, kimi içinse hayatının yönünü değiştiren küçük ama etkili bir olayı simgeliyor. Bu yönüyle kitap, insanların farklı hayatlar yaşasa bile benzer duygularda buluşabileceğini gösteriyor.
Keyifli okumalar
Sarıyaz