Ölümün biyolojisinde saklı hayatlar...
Puan vermedi·264 syf.··
2025 194. kitabı
Serkan Karaismailoğlu Biomortem ile okurunu alışıldık bir roman yolculuğuna değil; beynin, bilincin ve ölüm kavramının tam ortasına bırakıyor. Bu kitapta ölümü bir son olmaktan çok, bilimin açıklamaya çalıştığı en büyük sır olarak ele alıyor. Biomortem yaşam ve ölüm arasındaki ince çizgiyi; insan beyni, hücreler, bilinç ve biyolojik süreçler üzerinden sorgulayan bir anlatı. Kurgu, bilimsel verilerle desteklenirken okur, insanın gerçekten ne zaman “öldüğü” sorusuyla baş başa kalıyor. Kalbin durduğu an mı, beynin vazgeçtiği an mı, yoksa hatırlanmadığımız an mı? Serkan Karaismailoğlu duyguyu doğrudan vermekten çok bilimin içine gizlemeyi tercih etmiş. Akademik bilgiyle örülü cümleler, zaman zaman okuru zorlayabiliyor; fakat bu bilinçli bir seçim gibi duruyor. Çünkü yazar, okurunu rahatlatmak değil, düşündürmek istiyor. Biomortem bir hikâyeden çok, zihinsel bir deneyim hissi uyandırıyor. Bu kitabı okurken kendimi bir romanın içinde değil, kendi zihnimin koridorlarında dolaşıyor gibi hissettim. Bilimsel bilgilerle karşılaşırken, bir yandan da varoluşsal bir yalnızlık duygusu eşlik etti. Biomortem , kalbe değil beyne sesleniyor gibi görünse de, sayfalar ilerledikçe duygunun da sessizce içeri sızdığını fark ediyorsunuz. Bittiğinde ise elinizde bir cevap değil, ağır ama değerli sorular bırakıyor. Bu kitap bize ölümü anlatmıyor; yaşadığımızı sandığınız şeyin ne olduğunu sorgulatıyor. Keyifli okumalar dilerim
BiomortemSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20252,812 okunma
·
851 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.