Puan vermedi·244 syf.··
2025 53. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2025 21:12
Şimdi efendim, Graham Greene'in "İstanbul Treni" kitabını elime aldığımda, dedim ki "Oh, ne güzel, bildiğimiz yerden bir hikaye." Ama kitabı bitirince anladım ki, bu tren bizim bildiğimiz TCDD'nin rötar rekoru kıran seferleri gibi değilmiş! Kitabın adı "İstanbul Treni" ama İstanbul'un kendisi, dizilerdeki iki bölüm görünüp kaybolan misafir oyuncu gibi. Yani insan bir Sultanahmet görür, bir Kapalıçarşı'da pazarlık bekler... Yok. Bütün olay, Belçika'dan kalkan o trenin içinde kopuyor. Greene amca almış eline bir avuç insan, "Hadi bakalım, sizi bir vagona tıkıyorum, başınızın çaresine bakın," demiş resmen. Vagonun içindeki kadro da Survivor All-Star gibi maşallah. Gelecek peşindeki dansçı kız, üçkağıtçı iş insanı, başı dertte olan idealist bir devrimci, dedikodu peşindeki gazeteci... Yani bir vagona bu kadar "sorunlu" karakteri nasıl sığdırmış, hayret ettim. Ben ki iki durak metroda sıkıntıdan patlarım, adamlar günlerce birbirinin suratına bakıyor. Tabii o zamanlar ne Instagram var, ne TikTok... İnsanlar mecburen birbirleriyle uğraşıyor. Tren dedikodunun, entrikanın ve yanlış anlaşılmaların merkezi haline geliyor. Herkesin bir sırrı var, herkes birilerinden kaçıyor ya da birilerini kovalıyor. O daracık koridorlar, bir anda entrika borsasına dönüyor. Kısacası olay şu: Varacağın yer değil, yolda kiminle takıldığın önemli. Greene bize bunu anlatırken araya biraz da gerilim serpiştirmiş. Sonuç olarak "İstanbul Treni", adı sizi yanıltmasın, tam bir "yol filmi" tadında kitap. Gerilim soslu insan manzaraları diyebiliriz. Eğer "Hem biraz heyecanlanayım hem de insan psikolojisi üzerine kafa yorayım," diyorsanız, bu trene bir bilet alın derim. Ama benden söylemesi, yolculuk varıştan çok daha heyecanlı! Benim için kesinlikle keyifli ve şaşırtıcı bir okuma oldu.
Edebiyat
İstanbul TreniGraham Greene · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,214 okunma
·
2.183 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.