Gönderi

Puan vermedi·100 syf.··
Beğendi
·
2025 140. kitabı
Herkese merhabalar Bugün sizlere Müge Akgün Gülşen’in kaleminden çıkan Temet Nosce kitabından söz etmek istiyorum. 6 Şubat 2023 sabahına, Antakya’da uyanıyoruz. Raçel ve eşi Kemal’in hayatı, o sarsıntıyla birlikte geri dönüşü olmayan bir yerden ikiye ayrılıyor. Deprem sadece mekânları değil; insanın iç dünyasını, güven duygusunu ve geleceğe dair tüm varsayımlarını da yerinden oynatıyor. Bu kitapta deprem, bir olaydan çok bir eşik gibi duruyor. Raçel’in yaşadığı kısa bir zihinsel kopma, onu yaşamla ölüm, korkuyla farkındalık arasında bir alana taşıyor. Sonrasında Ankara’ya uzanan yolculuk ise yeni bir hayattan ziyade, kendini yeniden tanıma çabasına dönüşüyor. Psikiyatr Meva ile yapılan seanslar, travmanın bastırılmadan, aceleye getirilmeden ele alındığı çok güçlü bölümler sunuyor. Kısa ama yoğun diyebileceğim bir roman Temet Nosce. Abraham Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinden psikolojiye uzanan pek çok kavram, kuru bir bilgi aktarımı olmadan, hikâyenin içine ustalıkla yerleştirilmiş. Yazarın donanımı tam da burada kendini belli ediyor; okur hem Raçel’in hikâyesini takip ediyor hem de insan ruhuna dair düşünmeye davet ediliyor. Ben bu kitabı Derya KÖSEDAĞ ile bir akşamda, keyifle okudum. Sonrasında da uzun uzun üzerine konuştuk. Daha uzun olsaydı okur muydum? Evet. Ama yine de tam kararında, tadında bırakılmış bir anlatı olduğunu düşünüyorum. Bazı hikâyeler uzadıkça değil, doğru yerde sustuğunda etkisini artırıyor. Temet Nosce, travmanın yalnızca yıkım değil; farkındalık, dönüşüm ve yeniden şekillenme ihtimali de taşıdığını fısıldayan bir kitap. Bazen insan bir yerden değil, kendi içinden uzaklaşıyor; toparlanma dediğimiz şey de yavaş yavaş yine kendine yaklaşmak oluyor. Temet Nosce bana tam olarak bunu hissettirdi. Kitapla kalın
Temet NosceMüge Akgün Gülşen · Karina Yayınevi · 202544 okunma
·
82 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.