Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 50 dk.
Sayfa Sayısı:
100
Basım Tarihi:
Kasım 2025
Yayınevi:
Karina Yayınevi
ISBN:
9786256176744
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Yaralardan Sızan Işığın ve Kendini Bilmenin Hikâyesi
10/10
·100 syf.··
2025 48. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2025 09:12
Müge Akgün Gülşen ’in kaleme aldığı Temet Nosce, sadece bir roman değil, aynı zamanda ruhun en karanlık anlarından nasıl aydınlığa çıkılabileceğine dair bir yol haritası niteliğinde. Kitabın isminin taşıdığı o kadim anlam —“Kendini Bil”— hikâyenin her satırında yankılanıyor ve okuru sarsıcı bir deneyimin içine davet ediyor. Acıdan Doğan Sahicilik Kitabın en etkileyici yanlarından biri, yazarın bizzat deneyimlediği 2023 depreminin izlerini taşıyor olması. Müge Akgün Gülşen, Hatay’da yaşadığı o dehşet anlarını, maddi ve manevi yıkımı, romanın başkahramanları Raçel ve Kemal üzerinden büyük bir içtenlikle anlatmış. Depremin sadece binaları değil, ruhları da nasıl sarstığını okurken, yazarın bu süreci bizzat tecrübe etmiş olmasının getirdiği o "sahicilik" hissi sizi hemen kavrıyor. Dramatize etmekten kaçınan ama derinliği olan bu dil, okuru ajitasyona değil, ortak bir acıda buluşmaya ve şifalanmaya yönlendiriyor. Öğrenerek İyileşmek Temet Nosce, klasik bir roman kurgusunun ötesine geçerek hibrit bir yapı sunuyor. Bir tarafta Raçel’in enkaz altından çıkışını ve hayata yeniden tutunma çabasını takip ederken, diğer tarafta yazarın bu zorlu iyileşme sürecinde edindiği bilgileri hikâyeye ustalıkla yedirdiğini görüyoruz. Psikolojik yaklaşımlar, kuantum farkındalıkları ve spiritüel öğretiler; Raçel’in yaşadığı mental kopuşlar ve ışığa olan yolculuğu ile harmanlanmış. Okur, hikâyenin akışına kapılmışken bir yandan da "anda kalmak", "korkularla yüzleşmek" ve "içsel ışığı korumak" gibi yaşamsal bilgileri birer hayat dersi gibi değil, karakterin doğal bir gelişim süreci olarak benimsiyor. Sonuç Olarak Temet Nosce, samimi diliyle kalbe dokunan, zor süreçlerden geçen herkesin kendinden bir parça bulabileceği bir eser. Yazarın kendi yarasını bir başkasına ışık olmak için kullanması, kitabı sadece
1000Kitap
Temet NosceMüge Akgün Gülşen · Karina Yayınevi · 202544 okunma
Temet Nosce
9/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
Eserde öncelikle Raçel ile tanışıyoruz. Onunla birlikte Antakya’ya uzanıyor ve 6 Şubat depremini eşi Kemal ile yaşadığı anı iliklerimize kadar hissediyoruz. O andan itibaren ne Raçel’in ailesi ne de o anı yaşayanlar için hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Deprem öncesi yapılan gelecek planları, alınacaklar, yapılacaklar… Depremle birlikte hepsi bir anda bomboş oluveriyor. Satırlar arasında kaybolurken hem depremin yıkıcılığını, hem ölümle kalım arasında yaşanan gelgitleri, hem de felaketten sonra hayatta kalanların yaşama tutunma çabalarını; yeniden bir olma, aile olma direnişlerini okuyoruz. Aynı zamanda bireyin isterse kendini nasıl yenileyebileceğini; yetmediği yerde profesyonel destek almanın yaratacağı etkiyi o kadar güzel anlatmış ki… Hiç dramatize edilmeden, derin ve okuru etkisi altına alan satırlarla sunmuş bizlere kıymetli kalem. Ayrıca Yazarın psikoloji üzerine yaptığı gözlem ve araştırmaların kendisine olan katkısını, bu eserde satır aralarında biz okurlara ince ince hissettiriyor söylemeden geçmek istemedim bu detayı." Temet Nosce Müge Akgün Gülşen
1000Kitap
Temet NosceMüge Akgün Gülşen · Karina Yayınevi · 202544 okunma
Puan vermedi·100 syf.··
Beğendi
·
2025 79. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2025 12:55
6 Şubat depremini yaşamış biri olarak bu kitabı çok merak ettim, kızımın hediye almasıyla yazarla tanışmış oldum. Öncelikle çok hoş yazılmış okuması kolay ve akıcı. Ama ben kitapta eksiklikler olduğunu düşünüyorum keşke daha uzun olsaydı da tadına doysaydım gibi hissettim . Biraz daha gelistirilmeliydi sanki. Kaleminize sağlık...
Temet NosceMüge Akgün Gülşen · Karina Yayınevi · 202544 okunma
10/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2025 67. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2025 19:41
Çok beğendiğim kitapların sonuna yazarım #okuyungüzelleşin diye; bu sefer altın harflerle en başa yazacağım! Kitabı okuduğum andan beri deli taylar gibi koşmak istiyorum Bi kitap okuyup böyle güzelleşmeyeli çok olmuştu Daha geçen hafta buradan bir arkadaşıma “Ben artık kafayı bir şeye takmak ve o alanda uzmanlaşmak istiyorum” dedim. Ve bu kitap tam olarak bana ilham oldu! Kitaptaki baş karakter Raçel de böyle, araştırmalar yaparak kendini geliştiren biri. Ama onun merak edip araştırdığı şeyler = BEN! Bu kadar mı aynı olunur diyorum durup durup:) Ulan insan bir kitapta aradığı anlamı bulur mu? sorusunun cevabını yaşattı resmen çıldiriciiiğiiim! Ve bir gün bir kitap yazarsam, kesinlikle bu kitaptan esinlenip kendisine özel bir teşekkür yazısı yazacağım. Benim hayatımın bir dönemi İskenderun’da geçti. Orada yaşayan biri olarak yazdığı her şey beni o zaman dilimine sürükledi. Yediğim yemekler, yürüdüğüm sokaklar, o kültür mozaiği içinde hareket etme hali gerçekten muazzamdı. Kitapta beni doyuran bir diğer konu da Raçel’in kendini iyileştirmek için yaptığı araştırmalar oldu. Son bölümdeki kendine yazdığı notlarda babamın bana verdiği nasihatleri gördüm Birilerine karşılıksız iyilik yapmanın verdiği huzur… Ah o eşsiz tat Bu arada ben bu sene kadın yazarlara taktığım için biraz fazla okudum. Türkiye'de son zamanların en iyisi Aylin Balboa'ydı benim için. O da acayip kafa dengi yazıyor fakat öğretici degil, tamamen edebi yazıyor şiir gibi akıyor. Ama Müge hem öğretici hem edebi İnşallah bir gün ben de öyle olabilirim. Çok amin! Harika bir kalem. Çok bahtiyarım çünkü adaşım mükemmel yazmış gerçekten. Ah inci çiçeğim, sen neler yazmışsın öyle! Yani bu kitabı 40 yıllık edebiyatçılar yazsa yüz binler satardı, kesin net! Çünkü ortalık çer çöp dolu. İnsan böyle kaliteli kitaba
Temet NosceMüge Akgün Gülşen · Karina Yayınevi · 202544 okunma
Puan vermedi·100 syf.··
Beğendi
·
2025 140. kitabı
Herkese merhabalar Bugün sizlere Müge Akgün Gülşen’in kaleminden çıkan Temet Nosce kitabından söz etmek istiyorum. 6 Şubat 2023 sabahına, Antakya’da uyanıyoruz. Raçel ve eşi Kemal’in hayatı, o sarsıntıyla birlikte geri dönüşü olmayan bir yerden ikiye ayrılıyor. Deprem sadece mekânları değil; insanın iç dünyasını, güven duygusunu ve geleceğe dair tüm varsayımlarını da yerinden oynatıyor. Bu kitapta deprem, bir olaydan çok bir eşik gibi duruyor. Raçel’in yaşadığı kısa bir zihinsel kopma, onu yaşamla ölüm, korkuyla farkındalık arasında bir alana taşıyor. Sonrasında Ankara’ya uzanan yolculuk ise yeni bir hayattan ziyade, kendini yeniden tanıma çabasına dönüşüyor. Psikiyatr Meva ile yapılan seanslar, travmanın bastırılmadan, aceleye getirilmeden ele alındığı çok güçlü bölümler sunuyor. Kısa ama yoğun diyebileceğim bir roman Temet Nosce. Abraham Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinden psikolojiye uzanan pek çok kavram, kuru bir bilgi aktarımı olmadan, hikâyenin içine ustalıkla yerleştirilmiş. Yazarın donanımı tam da burada kendini belli ediyor; okur hem Raçel’in hikâyesini takip ediyor hem de insan ruhuna dair düşünmeye davet ediliyor. Ben bu kitabı Derya KÖSEDAĞ ile bir akşamda, keyifle okudum. Sonrasında da uzun uzun üzerine konuştuk. Daha uzun olsaydı okur muydum? Evet. Ama yine de tam kararında, tadında bırakılmış bir anlatı olduğunu düşünüyorum. Bazı hikâyeler uzadıkça değil, doğru yerde sustuğunda etkisini artırıyor. Temet Nosce, travmanın yalnızca yıkım değil; farkındalık, dönüşüm ve yeniden şekillenme ihtimali de taşıdığını fısıldayan bir kitap. Bazen insan bir yerden değil, kendi içinden uzaklaşıyor; toparlanma dediğimiz şey de yavaş yavaş yine kendine yaklaşmak oluyor. Temet Nosce bana tam olarak bunu hissettirdi. Kitapla kalın
Temet NosceMüge Akgün Gülşen · Karina Yayınevi · 202544 okunma
Puan vermedi·100 syf.··
2025 209. kitabı
𝚃𝙴𝙼𝙴𝚃 𝙽𝙾𝚂𝙲𝙴 Bugün sizlere son zamanlarda sıklıkla gördüğüm ve merak ettiğim bir kitap ile geldim. Neydi bu 𝙩𝙚𝙢𝙚𝙩 𝙣𝙤𝙨𝙘𝙚? İnsanın kim olduğunun farkına varmasını öğütleyen bir Antik Yunan özdeyişi, Kendini Bil anlamında... Kapak tasarımı ve isminden başka bir fikrim yoktu kitaba dair türünü dahi bilmiyordum onun içinde bir beklenti talebim yoktu. Açıkçası okuma öncesi beklentim bu kadar yüksek değildi. Fakat ilk sayfadan itibaren metnin dinginliği, samimiyeti ve içtenliği beni içine çekti. Kitabı elime alır almaz, durmadan okuyup bitirdim. Geriye ise beklediğimden çok daha derin bir etki kaldı. Yazarın dili sakin, ölçülü ve berrak. Olayları dramatize etmek yerine, yaşanmışlığın sahiciliğine yaslanan bir anlatım tercih etmiş. Bilimsel ve psikolojik yaklaşımları, maneviyatla dengeli bir biçimde harmanlamış. Okurunu sarsmak için değil de durdurmak, düşündürmek ve içe döndürmek için yazılmış. Asrın depremini unutmadan, acıyı sömürmeden, insanın kendini bilme yolculuğunu, ölüm gerçeği ve maneviyat ekseninde ele almış. Beklentisiz başlanıp, güçlü bir etkiyle bitirilen bu kısacık roman, bana bir kez daha bazı kitapların sessizce gelip insanın iç dünyasında uzun süre kalabildiğini hatırlattı. Hem bireysel hem de evrensel bir sorgulamanın içine davet ediyor.İnsanın varoluşla, ölümle ve anlamla yüzleşmesinin simgesel bir anlatısı. Ufak bir araştırma sonucu ; Maneviyatın , Temet Nosce’nin temel damarlarından biri olduğunu öğrendim. Kitap boyunca sezilen ilahi bağ, insanın yaratıcıyla kurduğu ilişkiyi sorgulamasına yol açıyor. Bu da romanı yalnızca psikolojik bir anlatı olmaktan çıkarıp, ruhsal bir arayışa dönüştürüyor... Asrın felaketi olarak hafızalarımıza kazınan büyük deprem, romanın arka planında sessiz ama sarsıcı bir gerçeklik olarak duruyor. Reçel'de eşi ile birlikte
Temet NosceMüge Akgün Gülşen · Karina Yayınevi · 202544 okunma
10/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2026 00:00
"TEMET NOSCE" "Sonsuz olasılıklar evreninde bir seçim yaptı isen onun senin için en iyisi olduğuna inanıp kararlılıkla yürümelisin, diğer olasılıklar artık zaten yok oldu." Hayatın bizi en beklenmedik anlarda, en karanlık köşelerde sınadığı anlar vardır. Bazen bu sınav, tüm dünyanın sarsıldığı birkaç saniyeye sığar. Eser, tam da böyle bir anın, ölümle burun buruna gelinen o eşikte yaşanan dönüşümün hikâyesini anlatıyor. 6 Şubat depreminin en ağır yıkımını yaşayan Hatay'da geçiyor. Raçel, sarsıntının şiddetinin doruk noktasına ulaştığı o birkaç saniyede, fiziksel dünyadan koparak bambaşka bir boyuta geçiyor. Bu sıradan bir baygınlık ya da bilinç kaybı değil; "mental bir kopma" olarak tanımlanan, ruhun bedenden ayrıldığı anlar... Raçel'in deneyimlediği şey, ölümden dönüşlerle ilgili anlatılanların ötesinde. O, o kısacık anda evrenin yaratıcısıyla karşılaşıyor, sonsuz bir ışığın içinde kendini buluyor. Korkuların tamamen yok olduğu, yalnızca saf sevginin var olduğu bir yer burası. Tasavvufta "vuslat" denilen o kavuşma anını, dünyevi tüm bağlardan arınmış halde deneyimliyor. Bu olağanüstü deneyim, Raçel için bir son değil, gerçek anlamda bir başlangıç oluyor. Yaşadıklarını anlamlandırmak, bu deneyimden edindiği kazanımları yeni hayatına ışık yapmak için bir araştırma yolculuğuna çıkıyor. Artık sorduğu sorular farklı: · O an gerçekte ne yaşadım? · Ölüm dediğimiz şey aslında nedir? · Bu deneyim bana kendimle ilgili ne öğretti? · "Kendini bil" çağrısı benim için ne anlama geliyor? Depremden sağ kurtulan Raçel'in sonraki 21 günü... Bu süreçte yaşadıkları, hissettikleri ve en önemlisi bunların onda bıraktığı izler öyle ustalıkla aktarılmış ki, okumaktan çok izlediğinizi hissedeceksiniz. Beni en çok etkileyen noktalardan biri, deprem sonrası ortaya çıkan insan manzaraları
Edebiyat
Temet NosceMüge Akgün Gülşen · Karina Yayınevi · 202544 okunma
10/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2025 143. kitabı
Raçel ve Kemal’in 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremini yaşaması, kitabı sadece bir felaket anlatısından çıkarıp insan ruhunun direnci, yeniden tutunma ve hayata sıfırdan başlama hikayesine dönüştürüyor. Deprem anındaki kaos, ölümle kalım arasında yaşanan belirsizlik ve sonrasında gelen kayıplar, hem fiziksel hem de ruhsal yaralarla birleşiyor. Raçel’in iç dünyası bu süreçte öyle derin ve gerçekçi aktarılmış ki, onun Dr. Meva’dan aldığı psikolojik destek hikayenin en güçlü, en dokunaklı noktası haline geliyor. Travmanın görünmez kırıklarını kabul etmek, onları iyileştirmek ve yeniden nefes alabilmek, ancak böyle bir destekle mümkün oluyor. Kitap, depremi yaşayanların yaşadığı yıkımı ve yeniden tutunma çabasını dramatize etmeden, içten ve etkileyici bir dille gösteriyor. Raçel ve Kemal’in yaşadıkları kayıplar büyük olsa da, dokundukları sevgi, dayanışma ve iyileşme isteği onları hayata bağlayan gerçek değerler olarak öne çıkıyor. Kitap bana şunu hissettirdi: İnsan bazen bir şehirden değil, kendinden göç eder; zamanla, şefkatle ve dikkatle yeniden kendine dönebilir. Her insanın kendi iç dünyasına zaman ayırması, öz ruhunu dinlemesi ve kendine şefkat göstermesi gerekir. Sonuç olarak, bu eser sadece depremin yarattığı fiziksel yıkımı anlatmıyor; aynı zamanda travmadan iyileşmenin kırılgan ama mümkün olduğunu, kayıpların yanında yeniden doğan umutları, sevgi bağlarını ve insanın kendi hayatını yeniden inşa edebilme gücünü gösteriyor. Her felaket, bir yıkım kadar aynı zamanda yeniden şekillenme ve kendi iç gücünü keşfetme fırsatıdır.
Temet NosceMüge Akgün Gülşen · Karina Yayınevi · 202544 okunma
Muhteşem kitap
Puan vermedi
Kitap, 6 Şubat Hatay depremi ile başlıyor. Raçel, hikâyenin başladığı anda, kitabın geçtiği yer olarak belirtilen depremin en şiddetli hissedildiği Hatay’da bulunuyor. Depremin en şiddetli anında çığlık atarken bir 3 saniyelik kopma yaşıyor ve sonradan çığlığı kaldığı yerden devam ediyor. İşte bu 3 saniyelik anda yaşam ve ölüm arasındaki ince çizgiyle yüzleşiyor. O anda Raçel, kısa bir “mental kopma” yaşıyor. Yani birkaç saniyelik bilinç dışı bir deneyimle karşılaşıyor: Evrenin yaratıcısıyla buluşma hissini yaşıyor. Muhtemelen o esnada beyni DMT ( Dimetiltriptamin) salgılıyor. Raçel, yaşadığı bu kopuş ve yeniden doğuş anını anlamlandırmak amacıyla araştırmalar yapmaya başlıyor; geçmiş travmasını, ölümle yüzleşmesini, bu deneyimi anlamaya çalışıyor. Bu araştırma süreci, onu psikolojik, manevi ve ruhsal arayışlarla dolu bir yola çıkarıyor. Depremin o yıkıcı etkisini iliklerimize kadar hissediyoruz diyebilirim. Yeni bir hayat kurmak için Ankara'ya gidiyorlar eşi Kemal ile birlikte. Orada yolları Psikiyatrist Meva ile kesişiyor. Meva'nın yaomak istedigi bir deney var , Raçel'in de iyileşmeye ihtiyacı var. Kitabın son bölümlerinde birçok psikolojik deneyime şahitlik ediyoruz diyebilirim. ️Travmayı dramatize etmeden, sakin ve derin bir dil ile aktarması çok güzeldi. Birçok psikolojik deneyim elde ettim diyebilirim. Sadece çok kısa olduğunu düşünüyorum. Çok dolu dolu bir kitaptı ben devamını okumak isterim. Bu kitap bitirilecek bir macera romanı değil üzerine çokça düşünülecek ruhsal bir yolculuktur. Kitap, “Korktuğun yer neredeyse mucizen oradadır” derken; sarsıntı, travma ya da korku anlarının aslında insanı yeniden var etme fırsatı olabileceğini hatırlatıyor. Bu hayatla ilgili korkularınız varsa kesinlikle tavsiye ederim.
1000Kitap
Temet NosceMüge Akgün Gülşen · Karina Yayınevi · 202544 okunma
Puan vermedi·100 syf.··
2025 203. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2025 12:45
Temet Nosce 6 Şubat 2023 size ne hatırlatıyor? Raçel ve Kemal o gece hesap kitap yapıp ertesi gün planlarını yaparak yatarlar. Ama büyük Kahramanmaraş depremini yaşayarak uyanırlar. Deprem anı ve sonrasında yaşadıklarıyla gördükleri tüm bu afeti yaşayanlar gibi Raçel’i de sarsmıştı. Depremi yaşayan bu çift sonrasında Ankara’ya taşınır ve kitabın temelinde büyük bir travmanın ardından yeniden tutunma çabasını görüyoruz. İkisi de hayata sıfırdan başlıyor ama en çok Raçel’in iç dünyası dikkat çekiyor. Depremin yaraları sadece fiziki değil; ruhun taşıdığı görünmez kırıklar da var. Bu yüzden Raçel’in Dr. Meva‘dan psikolojik destek alması, kitabın en güçlü yeri. Raçel’in Dr Meva’ya gitmesi bence kitabın en gerçek dokunuşu. Çünkü herkes geçer, atlatırsın der ama bazı şeyler kendiliğinden toparlanmaz.. Doktor Meva, reçelin iç dünyasında sıkışan düğümleri yavaş yavaş çözüyor. Onu hem aynalı yapıyor hem de nefes alabileceği bir alan açıyor. Raçel de bu süreçte kendi gölgesinden çıkmayı, kalbini yeniden duymayı öğreniyor. Bu terapi süreci, travmadan iyileşmenin ne kadar kırılgan ama mümkün olduğunu gösteriyor. Bir yandan kayıplar, bir yandan yeniden tutunma çabası… Hikayenin en güzel yanı şu: deprem sadece bir yıkım olarak kalmıyor, Raçel ve Kemal için yeni bir şekillenmeye dönüşüyor. Kaybettikleri çok şey var ama yine de dokundukları şeyler de var; sevgi, dayanışma, iyileşme isteği…Bazen insanın kaldığı yer değil, toparlandığı yer önemlidir. Bu kitap bana şunu hissettirdi: insan bazen bir şehirden değil, kendinden göç ediyor; sonra yavaş yavaş yine kendine geri dönüyor.
Temet NosceMüge Akgün Gülşen · Karina Yayınevi · 202544 okunma