"TEMET NOSCE"
"Sonsuz olasılıklar evreninde bir seçim yaptı isen onun senin için en iyisi olduğuna inanıp kararlılıkla yürümelisin, diğer olasılıklar artık zaten yok oldu."
Hayatın bizi en beklenmedik anlarda, en karanlık köşelerde sınadığı anlar vardır. Bazen bu sınav, tüm dünyanın sarsıldığı birkaç saniyeye sığar. Eser, tam da böyle bir anın, ölümle burun buruna gelinen o eşikte yaşanan dönüşümün hikâyesini anlatıyor.
6 Şubat depreminin en ağır yıkımını yaşayan Hatay'da geçiyor. Raçel, sarsıntının şiddetinin doruk noktasına ulaştığı o birkaç saniyede, fiziksel dünyadan koparak bambaşka bir boyuta geçiyor. Bu sıradan bir baygınlık ya da bilinç kaybı değil; "mental bir kopma" olarak tanımlanan, ruhun bedenden ayrıldığı anlar...
Raçel'in deneyimlediği şey, ölümden dönüşlerle ilgili anlatılanların ötesinde. O, o kısacık anda evrenin yaratıcısıyla karşılaşıyor, sonsuz bir ışığın içinde kendini buluyor. Korkuların tamamen yok olduğu, yalnızca saf sevginin var olduğu bir yer burası. Tasavvufta "vuslat" denilen o kavuşma anını, dünyevi tüm bağlardan arınmış halde deneyimliyor.
Bu olağanüstü deneyim, Raçel için bir son değil, gerçek anlamda bir başlangıç oluyor. Yaşadıklarını anlamlandırmak, bu deneyimden edindiği kazanımları yeni hayatına ışık yapmak için bir araştırma yolculuğuna çıkıyor. Artık sorduğu sorular farklı:
· O an gerçekte ne yaşadım?
· Ölüm dediğimiz şey aslında nedir?
· Bu deneyim bana kendimle ilgili ne öğretti?
· "Kendini bil" çağrısı benim için ne anlama geliyor?
Depremden sağ kurtulan Raçel'in sonraki 21 günü... Bu süreçte yaşadıkları, hissettikleri ve en önemlisi bunların onda bıraktığı izler öyle ustalıkla aktarılmış ki, okumaktan çok izlediğinizi hissedeceksiniz. Beni en çok etkileyen noktalardan biri, deprem sonrası ortaya çıkan insan manzaraları