Selamlar
Sanatçı gibi düşünmek kitabı ,aslında dışarıdan bakınca gizemli duran ama içinde çok tanıdık bir şeyler barındıran bir okuma oldu benim için.
Kendini özgür bırakmanın, ama aynı anda belirsizliğin gerilimini hissetmenin hâli. Michelangelo’nun yıllarca tavanlara, mermerlere gömdüğü o sabır mesela… (Beni epeyce etkileyen bir bölümdü)Tesadüf değil. Arkasında onu iten, görüp değer veren bir destekleyici hep vardı. Bazen bir sanatçının en büyük şansı, onu anlayan tek bir insan oluyor. Yaratıcılığı ateşleyen şey bazen o görünmez omuz.
Bir de şu çok sevdiğim gerçek var: Sanatçı çalar. Sus pus saklamaya gerek yok. Her yaratıcı ruh önce dünyadan bir şeyler aşırır; bir ifade, bir renk, bir duygu… Sonra onu kendi içinden geçirir ve bambaşka bir şeye dönüştürür. Bu utanılacak değil, tam tersine doğanın işleyişi. Yaratıcılık dediğimiz şey zaten ödünç almak + dönüştürmek.
Kitapta bana güzel gelen diğer şey ise; Sanatçı olmak sadece tuvalle, notayla, heykelle ilgili değil. Bir insanın hayatına yaklaşımı da sanatsal olabilir. Bir fikri yeniden kurma biçimi, bir acıyı taşıma şekli, bir günün içinden geçişi bile… Yaratıcılık bazen nefes alırken bile belli eder kendini.
Özetle güzel bir kitap okudum.
Kitabın ana teması, sanatçı olmak sadece sanatla ilgili değil. Hayata nasıl baktığınla ilgili. Karar verme şeklinde, dünyayı okuma biçiminde, ilişkilerde bile…
Bu kitabı okumak benim için farklı bir deneyim oldu. Arada bir başka pencerelerden bakmak iyi geliyor
Evet kitabı kesinlikle tavsiye ediyorum
Sanatçı Gibi DüşünWill Gompertz