Puan vermedi·168 syf.····Okunma: 13 Aralık 2025 17:24 Hannah Arendt’den de beslenen, gönüllü itaat ile gönülsüz itaat arasında bir ayrıma giden ufuk açıcı bir kitap. Yazara göre itaatsizlik cezalandırıldığında insanlar itaat etmeyi öğrenirler ancak günümüzde itaat gönüllü gerçekleştirilmektedir. Böylece insanlar düşünmekten kurtulur, sorumluluğu devreder ve “kurallara uydum” diyerek kendilerini temize çıkarırlar. “Kötülüğün sıradanlığı”na bir göz kırpış söz konusudur bu anlatıda.
Bir dikkat çekici husus da, itaatsizliğin illa kahramanca bir şey olması gerekmediğine ilişkin vurgudur. İnsanlar sessizce, küçük ama bilinçli bir şekilde günlük meselelerde itaatsizlik edebilirler. Bu da neyi neden yaptığına ilişkin sorguyu gerektirir. Kendi vicdanını sessize almamak, itaatin getirdiği konfor alanından çıkmak burada temeldir.
Uyum sağlamak ya da etik sorumluluk alarak kendin olmak ikilemine düşenler için düşündürücü bir kitap. “İtaat toplar, itaatsizlik böler.” Yalnızlık hissinden kurtulmak adına vicdanını susturacak mısın, susturmayacak mısın, işte mesele budur.