Uzun süre yalnız kalmış, topluma yabancılaşmış doktorun, kendisine yardım için gelen kadına karşı hissettiği "güç arzusu" ve sonrasında gelen "pişmanlık", hikâyenin motorudur.
Kadının yardıma muhtaç olmasına rağmen gururundan ödün vermemesi, doktorun takıntısını tetikler. Kitap bize yardım isteyenin ne olursa olsun geri çevrilmesinin bize pişmanlık hissinin yoğunluğunu anlatıyor. Amok koşucusuda olsan eninde sonunda yere yığılıp kalmayı. Görevinin her zaman bir görev olduğunu unutmamalı insan. Hayat bu amansız akışında senden kimin yardım isteyeceğini asla bilemezsin. Amok koşucusuda olsan. Zweig bu kısa kitaplarında duygusunu ve anlatmak istediği o hikayeleri kısa da olsa bence bize mükemmel aktarıyor. Az ve öz. Okumak isteyen herkese tavsiye ederim. Çerez gibi bir kitap bence . İyi okumalar...
Amok KoşucusuStefan Zweig